Elif Soykan

Elif Soykan
@Elif90
Kitap okumayı, seyahat etmeyi, sohbet etmeyi seven bir iletişimci. Instagram: @__elifsoykan
Gazeteci
Marmara Üniversitesi
İstanbul
67 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Depresyon güzellemesi
Güneşin gözlerimi kamaştırmasını özlemiştim. Baharın ılık tatlı kokusunu duyabilmeyi. Zihnimde pek belirgin, pek taze, yepyeni bir ben’i gezdirmeyi özlemiştim. Nasıl bir illetti bu başıma gelen. ‘Ben bu ömürle ne yapacağım?’ diye defalarca sordurdu bana. Üstelik gözümün yaşına da bakmadı. İçim, bir filmin en yürek yakan sahnesinde mıhlanıp kalmışken yaşam hiçbir şey yokmuş gibi, daha kötüsü ben yokmuşum gibi kısacası kendi bildiği gibi akmaya devam ediyordu. Anlamsızlığın sırtıma yüklediği kambur, ağırlaşan bedenim ve zihnim, sanki bir sonun içinde debelenip duruyordu. Hem yaptıklarımdan hem de yapmadıklarımdan pişmanlık ve vicdan azabı duyuyordum. Yekpare bir acı da yoktu ortada. Aslında söz edilebilecek bilindik bir acı da yoktu. Tanımadığım, nedensiz, amaçsız bir acıydı. Neye ve kime hizmet ettiği belli değildi. Aynaya bakınca içim bunalıyor kendimi görmeye katlanamıyordum. Sabahları midem hiçbir şey almıyordu. Akşam üzerleri bazen içesim geliyordu sade. Her kahvaltı sofrasında sonsuz bir iç sıkıntısı ve yaşamı terk etme arzusuyla dolup taşıyordum. Tek sığınağım vardı. içimden, çok derinlerde bir yerlerden gelen ‘geçecek’ hissiyatı. Hiç inandırıcı değildi ama yine de bir yerlerden geliveriyordu o his. Yine de ‘bir umut var mıdır acaba?’diye sorduruyordu. Bu acı bir gelip beni bulmuş dünyadaki milyarlarca insanın böyle bir şeyle karşılaşma ihtimali yokmuş gibi davranıyordum. Bir gün güneş çarpıverdi yüzüme. O zaman anladım o hissin yalan söylemediğini. Zor olacaktı sadece. Belki eski günlerdeki gibi coşkuyla kamaşmayacaktı gözlerim çok sevdiğim güneşe bakarken. Baharın ılık tatlı kokusu belki de pek sıcak karşılamayacaktı başlarda beni, öyle hemen sarıp sarmalamayacaktı. Ama olacaktı hepsi. Yavaş yavaş. Bir bir. Gün gelecek, ömrüme çiçekler konsun,
Reklam

Elif Soykan

, bir kitap okudu
8/10
·140 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2025 22:43
·
2025 8. kitabı
Melisa Kesmez
7.5/10 · 5,2bin okunma
Yüzü güneşe dönen hikayeler: Küçük Yuvarlak Taşlar
9/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 00:48
Melisa Kesmez’in Nohut Oda ve Bazen Bahar kitaplarını okumuştum önceden. İkisini de içerik olarak pek hatırlamıyorum ama bende ne gibi duygular oluşturduğunu anımsıyorum. Hem coşkulu hem durgun hem sade hem süslü hem dokunaklı hem de umut verici bir şeyler… Küçük Yuvarlak Taşlar da öyle oldu. Belki anlatılanlar zihnimde büyük bir yer kaplamayacak ama hissettirdiklerini unutamayacağım. Son zamanlarda aslı Türkçe olan okuduğum en iyi iç içe geçmiş hikayeler bütünü olabilir. Özellikle erkek karakterler umut verici göz parlatıcı cinsten. Buruk hikayelerinin yanı sıra güzel dostlukları, güzel evlatları, güzel sevilmişlikleri olan insanlar var hikayelerde. Bir yanı burukken bir yanı hep güneşe dönen hikayeler. En süslü cümleler bile metinlerle kaynaşıp gitmiş. Çok sevdim, derinlere daldım, üzerinde düşündüm. Yeni kitabı Çiçeklenmeler’i de en kısa zamanda okumayı planlıyorum.
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,6bin okunma
Hansen'in hazin ancak mutlu sayılabilecek sonu
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 23:38
Bjorn Hansen'e Dair Üçüncü ve Son Roman, serinin ilk kitabının ruhuna biraz daha yakın. İkinci kitapta duygularından arınmış ve genel olarak daha yalıtılmış bir karakter vardı karşımızda, burada ise duyguları olduğunun farkına varan ve klasik bir yaşam senaryosundan etkilenen bir Hansen var. Çelişkilerle dolu ve tezatlıklarıyla da barışık bir Hansen. Genel olarak akıcı dili, ilginç ve muzip konuları gerçekçi kılışıyla okunmaya değer bir üçleme.
Edebiyat
Bjørn Hansen’e Dair Üçüncü ve Son RomanDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2024256 okunma