“Her şey bir anda olur. Bitmeyecek sandıkların biter, gitmeyecek sandıkların gider. Ölüm bir anda gelir. Sevdiklerini alır da götürür. Ya da sen bir anda her şeyi ardında bırakıp bu dünyadan gidersin. Hem de her şeyi..."
“Okumak benim için bir terapiye döndü. Kitaplardan başımı kaldırmazsam ve onların dünyasından ayrılmazsam bu dünyaya dönmek zorunda kalmam diye inandım. Onun için de okudum, çok okudum, hep okudum, ne bulursam okudum. Okudukça uzaklaştım; dünyadan, insanlardan ve acılarımdan."
Yarım kalan hiçbir şeyi sevmedim ben. Yarım kalmış sevdaları, yarıda kalmış kitapları, yarısı dinlenmiş şarkıları, yarım içilmiş çayları bile. Ama büyüdükçe hiçbir şeyin tam ve tamam olmadığını da anladım.