Sonraki günlerde de değişen bir şey olmadı: Hüzünle sevinç, umutla düş kırıklığı sürekli iç içeydi; belirsiz bir duygu, ama daima yabancı olmak ve alışamamak...
Insanın kendini tutkuları uğrunda feda etmesi kabul edilebilir; peki ya var olmayan tutkular uğruna kendini ateşe atmasına ne demeli! Ah şu keder verici ondokuzuncu yüzyıl!
GIRODET
İnsan isterse her yerde her şeyi başarır diye okuyorum; İyi de bu sözler duyduğum tiksintiyi aşmaya yeter mi? Büyük adamların işi kolaydı; tehlike ne denli ürkütücü olursa olsun onlar onu güzel buluyorlardı; şu çevremi kuşatan çirkinliği ise benim dışımda kim anlayabilir?