Ölenler öldü,kalanlar sonu olmayan, bozuk bir yolda düşe kalka yürüyoruz,ilerde bir yerde olduğuna inandığımız amacımız öyle bulanıklaştı ki, belki de öyle bir amaç yok, bilmiyoruz, en azından ben bilmiyorum.
İnsan kendinden nefret ederse, birini sevebilir mi? Kendi kalbiyle barışık olmazsa başkalarıyla iyi geçinebilir mi? Kendi varlığından canı sıkkın ve yorgun ise topluluğa hoşluk getirebilir mi? Bu soruların hepsine evetle cevap vermek için, deliliğin kendinden daha deli olmak lazımdır.