Elif Tekgür

Önce kendinle kalmayı öğren; nefes almayı, kendini dinlemeyi. Yavaşlamayı ve kendine alan yaratabilmeyi, seçim yapmana araç olan hikayelerini, “hayır” ya da “evet” diyemediğin anların ardındaki yaşanmışlıklarını dinlemeyi öğren. Sevmeye ve ilişki kurmaya çalışmadan önce, kendinle açık seçik konuşabilmeyi öğren mesela. Akıl vermek yerine durup hissetmeyi, tüm bedeninin hücrelerini o âna açabilmeyi öğren. Dilini kilitleyen, gerçekliğini ifade etmenden seni alıkoyan alışkanlıklarını keşfetmeyi öğren. Yeniden ve yeniden güvenebilmeyi, yeniden ve yeniden sevginin kendisi olabilmeyi, yeniden ve yeniden insan olabilmeyi öğren mesela…
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Zaten neden yararlı olmak zorundayız ve hangi nedenle? Dünyayı kim yararlı veya yararsız diye ayırıyor ve ne hakla? Devedikeninin yaşama hakkı yok mu veya bir depoda tahılları yiyen Farenin? Arılara, işçi Arılara veya otlara veya güllere ne diyorsunuz? Kimin aklı, kimin iyi, kimin kötü olduğunu yargılama küstahlığına sahip ki?
Sayfa 276·Kitabı okudu
Hayatta kalma pahasına kaptırdıklarınızın hesabını siz yapın, siz düşünün.
Sayfa 38
Başlamaması için
Yaralarımızı birbirimize gösterecek kadar soyunamıyorduk henüz birbirimizin yanında. Aramızda yükselen yılların kendimizle dünya arasında sertleştirdiği güvensizliğin kalın duvarını kolay kolay aşacağa benzemiyorduk. İkimiz de fazlasıyla farkında olduğu, varlığından rahatsızlık duyduğu ama bunun için pek bir şey yapamadığı umarsız bir durumdu bu. Aynı sorunu yaşıyor, aynı tedirginliği paylaşıyor olmamız, birbirimize yardımcı olmamıza yetmiyordu. Ördüğümüz duvarın yorgunluğuyla arkasına sinip çöktüğümüz kendi güvenli bölgemizde, ötekinin atlatıp buraya gelmesini yA da tamamen çekip gitmesini bekliyorduk. Bazı hikayelerin başlamaması için bir an önce bitmeleri gerekiyordu. Önceleri böyle değildi belki, önceleri böyle değildik, ama şimdi korkuyorduk.
Sayfa 11