Elif ceylan

Yirmi birinci yüzyılın ekonomisinde tekstil, otomobiller ya da silahlar değil; bedenler ve zihinler veri olarak merkeze oturacak
Sayfa 7·Kitabı okudu
Reklam
İşte gördüğünüz gibi," dedi Ayşe Ana. "Ben orduya hizme-te gidiyorum. Bir çift öküzü ordunun hizmetine verdim. Gayrı bundan böyle benim işim bu. şimdi size iki çift lafım var. İyi dinleyin... Şu Söğüt'te bayramlı günlerde, düğünlerde, kına-larda hep bir arada olduk. Aş pişirdik kazan kazan; türküler maniler söyledik. Ben derim ki bundan böyle acılı günlerde de bir arada olalım. Şimdi düğünde bayramda değiliz. Acılı gün-deyiz. Kendi ocağını tüttürmüşsün, bunun kimseye faydası yok! Memleketin ocağı tütmeli, bacılar... Bunun için de aşınızı bezinizi esirgemeyin ordudan. Yoksa iki elim yakanızdadır! Şu tüfeği boşuna vermediler bana. Yakarım billāhi! Eğer kulağı-ma "Söğüt karıları ocak başlarında pinekliyorlarmış" diye bir söz gelirse, vay halinize... Bu defa başka türlü gelirim. Bora esmesi, tipi yağması hiç kalır yanımızda. Duydunuz mu bacı-lar?"
Sayfa 175·Kitabı okudu
"Ey Cemaati Müslimīn! Gözünüzü açınız, ibret alınız. Bizim hani senelerden beri kanımızı, İliğimizi kurutan dahili mese-leler yok mu, Havran meselesi, Yemen meselesi, Şam mesele-si, Arnavutluk meselesi, bilmem ne meselesi... Bunların hepsi düşman parmağı ile çıkarılmış meselelerdir. Onlar öyle olduğu gibi, bugünkü Adapazarı, Düzce, Yozgat, Bozkır, Biga, Gönen, Konya isyanları da hep o mel'un düşmanlar işidir. Artık kime hizmet ettiğimiz kimin hesabına birbirimizin gırtlağına sarıldı-ğımızı anlamak zamanı zannediyorum ki, gelmiştir. Allah rızası İçin olsun aklımızı başımıza toplayalım. Çünkü böyle düşman hesabına çalışarak, elimizde kalan şu bir avuç toprağı da ve recek olursak, çekilip gitmek için arka tarafta bir karış yeri-miz yoktur. Şimdiye kadar, düşmana kaptırdığımız koca koca memleketlerin halkı hicret edecek yer bulabilmişlerdi. Neuzü-billah, biz öyle bir akıbete mahküm olursak, başımızı sokacak bir delik bulamayız.
Sayfa 165·Kitabı okudu
"Ne okuyorsun baba?" "Sebilürresad Mecmuası... Merak etme, sana da vEIRE ğim.. Mehmet Akif Bey'in mev'izesi var." "Mehmet Akif Bey bu vaazı Kastamonu'da Nasrullah Ca Veli kalkıp yanina gitti. Babasının okuduğu sayfalara mii'nde vermiş. Oku hele şurayı!" "Ey Cemaati Müslimin! Milletler, topla, tüfekle, zuh dularla, tayyarelerle yıkılmıyor ve yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek herkes kendi başının derdi ne, kendi havasına, kendi menfaatini temin etmek sevdasina düştüğü zaman yıkılır. Atalarımızın "Kale içinden almır" sim kadar büyük söz söylenmemiştir, evet, dünyada bu kaday sa lam, bu kadar şaşmaz bir düstur yoktur. İslam tarihini şöyle bir gözümüzden geçirecek olursak, cenupta, şarkta, şimalde, garpta yetişen ne kadar müslüman hükümetleri varsa hepat nin tefrika yüzünden İstiklallerine veda ettiklerini, başka mil letlerin esareti altına girdiklerini görürüz.."
Sayfa 164·Kitabı okudu

Elif ceylan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·415 syf.·
2026 3. kitabı
Sevinç Çokum
8.3/10 · 231 okunma
Reklam