"Bir gün en yasli kâhin, deveciye neden bu kadar gelecekle ilgilendigini sormustu :
'Bir seyler yapabilmek için' diye yanitlamisti deveci
'Ve olmasini istemedigim seyleri tersine çevirmek için.'
'O zaman bu senin gelecegin olmaz ki.' diye yanitladi kähin.
'Ama belki de olacaklara kendimi hazirlamak için gelecegi ögrenmek istiyorum.'
Bunlar iyi seylerse hos bir sürpriz olacak.'dedi kâhin.
'Kötü seylerse daha gerçeklesmeden aci çekeceksin."
Ama bilmek ve şahit olmak en büyük mutluluktur. Macera ise büyük bir ibadettir, çün- kü O'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu görebilmiş değilim. Kendi payıma ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir. Aynı hatayı senin de yapmana yolaçmak istemiyorum. Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göremediklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemedi- ği acıları çek. Dünyadan ve onun binbir halinden korkma".
Her halükarda gerçeği bulduğu zaman (insan) aramayı bıraktı. Fakat o günden sonra bir eline lehim aleti, diğer eline kalınca bir sopa alarak gerçeğin sızdıran yerlerini yamadı. Ve kendisine karşı çıkanları ikna etti.