elîf

"Duyguları çok fazla başıboş bırakırsan çeker giderler, ben bu olaydan bunu anladım. Giderler ve dönüp arkalarına bakmazlar bile. Kendisine saygısı olan varlıklardır duygular. Yeteri kadar iyi değerlendirilmedikleri yerde durmaz, daha gerçek hissedecekleri bir yuva aramaya koyulurlar. lşin aslı, buna da layıktırlar. Bize konup sonra kuşlar gibi uçan o aşk da, umarım ihtiyacı olan birilerine gitmiştir Osman."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Ve ben, beğendiği şeylere el atmayan, hemen o yığınlardan birine katmaya çalışmayan insanları erdemli bulurum. Başka çarem de yoktur."
"Israr, bazılarının dediği gibi tuttuğunu koparmak değildi. Israr eden genellikle ya tutamadığının ya zaten kopmuş olanın arkasından bağıran mahalle delisine benziyordu. Israrla elde edilecek şeyin hiç ısrara gerek bırakmadığını gördüm. Çaresizlik ve tahammül sözüm onlara değildi."
"İnsanın belgeseli yapılsa seyredilmeyecek kadar gönül yorucu bir sıkkınlık verirdi. İbretler tekrarlardan, eziyetler yol dışına çıkışlardan, memnuniyetler gevrek gevişlerden ibaretti. Hayat, belki bir şey çıkar diye olmadık damızlıklar icat etme, onlardan bir şey umma ve bulamama idi. Hayat gözümde hiçbir şeydi. Birisi bana şimdi "hayatım" dese, bıçağı karnına saplarım. Hayatımmış, bütün o iltihap, bütün o kekremiş akış, bütün o durgun barlanmış su, bütün o göze çekilmiş ekşi, küflü perde, hayatım ha?"
"Neticede herkesin vardı bazı acayiplikleri. Kimi günde dokuz saat merkep gibi çalışıp kazandığı bütün parayı son model cep telefonuna yatırıyor, kimi peçete biriktiriyor, kimi utanınca kızarıyor, kimi vücudundaki kılları bir yabancı­ya söktürüyordu. Bütün bu çatlaklar taburu aklı başında sayılırken, delilik tarif ve talihi bana düşer miydi? Hem herkesten çok tırlatmaya ya da kahırlanmaya hakkım olmadığını biliyordum. Pek çoklarıyla mukayese edildiğinde, elle tutulur bir derdim bile yoktu. Yine de içimde açan leş kokulu çiçeğin ahtapot dikenleri ha bire kanatıyordu bir yerlerimi."