Kolumu masaya, başımı da koluma dayadım. Tüm gücümü savurup tüketmişim gibi başım öylesine boş, yüreğim öylesine ağırdı. Oysa ne kadar ferahlık dolu, huzurlu bir sabah geçirmiştim.
"Belki en başında birbirimizle başka türlü kaynaşabilirdik, mücadele etmeden, çekinmeden, birimizin veya diğerimizin üstün ya da aşağı olması söz konusu olmadan! Sadece gençliğimizin tazeliğiyle, duyduğumuz sevinç ve esrimeyle! Evet, belki! Belki böyle bir aşk vardır, mümkündür ve güzeldir."