Ah o genç kız! Ona ne vakit tesadüf edecek? Kimindir o küçük akıcı yüz ki hülyasının aynası üzerinden yakalanamayan bir renkle güya bir bulut parçası altında dalgalı, akıp gidiyor?
O genç kız ki tanımıyor, bilmiyor, görmemiş, vücudundan açıklıkla haberi yok, fakat seviyor, bütün gençliğin sevdadan mahrum geçen ihtiyacıyla, bütün aşk kabiliyetinin hasretiyle seviyor. Onun ayaklarına atılmak, başını dizlerine koymak, gözlerini bir rüyanın şiirinde kaybolarak gözlerine dikmek, ellerini bütün hayatının bir kendini verme delili gibi ellerine bırakmak, sonra hazin fakat bahtiyar, gönlü kırık fakat mesut, yavaş yavaş, damla damla, sıcak yaşlarla ağlamak isterdi.
— İnsanları bir ahırdan bir başkasına sürerken onlara iyilik yaptığınızı mı sanıyorsunuz? Ben diyorum ki, hayır, yapmıyorsunuz! Ben diyorum ki, düşün artık insanın yakasından... onu özgür bırakın!