Kitap okumanın, kitaplarla iştigal olmanın insan gelişimine elbette büyük katkıları vardır. Evvela okumayan biri ile okuyan biri arasında ciddi bir anlamlandırma farkı bulunur -istisnalar hariç-. Ancak okumak, gelişim yahut muayyen bir alan için başlı başına bir referans da değildir. Zira kişi, bin roman okudu diye her alanda en iyisi olamaz.
Misal Roman, nezaketi güçlendirir, algıyı açar, dünya görüşünü genişletir lakin muayyen bir alanda insanın referansı olamaz. Yâni bir insan, sırf bin kitap okudu diye dini konularda ahkam kesme hakkına sahip değildir; ya da binlerce kitapla iştigal olmak feylozof olmak anlamına gelmez; yahut bunca kitap, muhtelif bilimlerde tevil geliştirme hakkı tanımaz insana.
Bir alanda söz ve fikir sahibi olmak için önce o alanla ilgili bilgi sahibi olmak gerekir. Ardından ise bu bilgiyi işleyecek usul gerekir.
Bu platformun dahi okuyan insanların, en büyük problemi de tam olarak budur.