Yukardan bakan bir insan o kuyunun içindeki suya düşen yansımasını görürdü, kuyunun derinliklerinde ne olduğunu o kuyunun dibine inmedikçe bilemezdi. İnsanlar gözlerime baktıklarında gözlerimin aynasından gördükleri yansımaları dışında hiçbir şey görmezlerdi, oradaki ifadesizliğin derinliklerinde ne olduğunu sorgulamazlardı.
Taşıyabileceğimden fazlasının yüklenmeyeceğini bilmekle birlikte,
taşıyamadığım yükün altında ezildiğimi zannetmemi ve buna razı olmamı
sevdim. Yani ki uçurumların kenarına getirip de beni sonra elimden tutarak
gerisin geri çekeceğinin emniyetiyle, ümitten korkuya, korkudan ümide
geçişimi, darlıktan feraha ferahtan darlığa geçişimi sevdim."