"Vaktiyle bir insanın önünde diz çöktüğün gerçeğinin hatırası, zamanla o insana tepeden bakmaya yöneltir kişiyi. Ben ileride senden böyle bir hakaret görmemek adına şu an gösterdiğin bu hürmeti reddediyorum. Halihazırdaki yalnızlığıma dayanmayı, sonradan çok ağır olacak yalnızlığıma dayanmaya tercih ediyorum. Özgürlük, bağımsızlık ve bencillikle dolu bu devirde doğmanın bedelini yalnızlıkla ödüyoruz."
Ömrünün bu en güzel gecesini, ömrünün bu en korkunç gününün takip etmesi mi mukadderdi? Neydi bu içinden çıkılmaz meseleler? Neydi bu mavi göğe veya sevgili bir yüze bakmayı zevk olmaktan çıkaran hisler ve üzüntüler?.. Yusuf bunlara alışık değildi.