Çocuklarınıza inanç ve yaşam amaçlarını dayatmayın-bu hapishanedir! Kendinizinkini keşfedin ve yaşayın! O da aynısını yapar-bu özgürlüktür! Ne güzel özetlemiş Doğan Cüceloğlu bir çok ebeveyn bunun farkında değil .Bu kitabı okurken aslında bir çok eksiğimin ve yanlışımın olduğunun farkına vardım.Öncelikle ne kadar ılımlı ve çocuğumu anlamaya çalışan bir anne olduğumu düşünmüşsem de bu kitapla tamamlamam gereken bir çok noktaların olduğunu görmek ve aslında ben tamım diyen ebeveynlerde de mutlaka bir eksiklik olabileceğini göstermesi iyi bişey çünkü insanoğlu ben mükemmelim zihniyetini kendine hemen empoze edebilen bir varlık...Aile kavramını kalıp şeklinde öğreten bir toplumda büyümemden kaynaklı yaptığım hataları düzeltmem için yeni başlangıçlara Merhaba :)... Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum...
“Kim olursa olsun; evleneceğim insan, benim varlığımı yok sayarak bir başkasıyla beraberlik yaşayacak ve ben buna seyirci kalacağım...”
Batıdan doğuya sürüklenen bir aşk hikayesi
Sürükleyici içten bir roman
Diyarbakır’da böyle bir aşk yaşanmış mıdır sizce:)
Ne demiş yazar
“Hemen bütün başarısızlıklarımızın ve bütün felaketlerimizin sebebi bir tanedir: İrademizin zayıflığı...”
Tam olarak olay bu kadar kesin...
Kitapta gençlere ve zihnini kullanarak çalışanlara hitap eden Fransız profesör kendi hayatından aktardığı Örnekleri ve başka düşünürlerin tespitlerini de kullanarak İnsanın İrade zayıflığıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini anlatıyor....
“Sana, beni asla tanımamış olan sana”.
Mutlak aşkın bir örneği olabilir mi acaba
Beyaz güller anlam kazandı.Herşeye rağmen bitmeyen platonik aşkın en güzel örneği. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda bir aşk var mıdır?