"Anlayışınızla övünüyorsunuz, bir yandan da ikircimlerle (tereddütlerle) dolusunuz; çünkü kafanız işlediği halde yüreğiniz kötülük batağına gömülmüş; oysa yüreği temiz olmayanın anlayışı da kıttır. "
Ne söylenebilir! her şey düzeliyor sandık. Odalarda çok geniş alanlarda dardık hiçbir şeye yeterince inanılmadan. Toplandılar orada bizde vardık
Ne söylenebilir! Tam çağıydı. Belli aldandık. Otlarla yeşerdik, güllerle sarardık. Bir uykudan doyarak uyanılmadan. Toplandılar orada biz de vardık.
O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı?
Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı.
Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum,
Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı.
Kafka, Milena'ya yazdığı mektupların birinde;
"Bazen içinde bulunduğumuz durumu anlatmak için kelimeler aciz kalır. Bazı durumlarda sadece acı çekilir." Diyor. Bu böyledir. Kelimeler bazen bazı acıları anlatamaz. Bazen sadece susarsın ve acını yaşarsın. Cehennem, anlatamamaktır.
Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.