"Bir kere icabına bakmak istediğin herhangi bir şeyi şu ya da bu diye bir kenara ittiğin zaman dilediğin her şeyi yok edebilirsin. Her zaman onlar için bulabileceğin kategoriler olacaktır."
Amaranta, "Şu erkekler de ne tuhaf," dedi. Diyecek başka söz bulamamıştı çünkü. "Papazlara karşı dövüşüp canlarını veriyorlar, sonra da armağan diye dua kitabı getiriyorlar."
"O kahrolası demir tahtta oturuyorum ve beynim uyuşana, kıçım düzleşene kadar şikayetlerini dinliyorum. Hepsi bir şey istiyor. Kimi para, kimi arazi, kimi adalet. Ya söyledikleri yalanlar... Ned, insan çıldıracak gibi oluyor. Yarısı bana doğruyu söylemiyor, diğer yarısıysa doğrunun ne olduğunu bile bilmiyor."
Kız ileri doğru tökezlenirken, en az yeraltındaki gizli mahzen kadar sarsıntı içinde olan kapkaranlık kafasının içinde, "Affedin beni. Ey Efendilerim, ey isimsiz varlıklar, en eskiler, affedin beni, affedin beni!" diye bağırdı.
Hiçbir cevap gelmedi. Hiçbir zaman cevap gelmemişti zaten.