Emre Orman

Dünyanın bir kıymeti yoktur ve bu hakikati kabullenmeyen özgürlüğüne kavuşamaz.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Onu özlediğini sezmesine imkân vermeden, onu uzaktan, çok uzaktan da olsa tekrar görmek için duyduğu isteğin içinde ağır bastığını hissediyordu.
Tüm akıl hastalıklarının temelinde meşru acıları yaşamayı reddetmek yatar.
Hayat güzel değildi; tatsızdı, acıydı. En vahimi de buydu. Yaşamayı arzu etmeyen bir hayat, sona erme yoluna girmiş demektir.
Sahabe bir gün Ebu Hureyre'ye "Ya Hureyre, Resulullah'ın sana açıkladığı gizli ilimlerden bize de anlat, bizlere de açıklasana..." deyince, Ebu Hureyre "Söylersem kâfir oldu diye beni taşlarsınız..." demiştir. Hallac-ı Mansur'un durumu da budur aslında. Hallac-ı Mansur beyitlerinde sürekli gizlerin dünya gözü ile görülemeyip anlaşılamayacağından bahseder. Belki de bu yüzden şöyle der: "Ayaklarıma bakıyorum Kanımın aktığını görüyorum Yazık oldu kanıma Yazık oldu kendimi kimseye anlatamadığıma..."