Herkesin koşup sığınabileceği bir adresi vardı ne de olsa. Nereye giderseniz gidin, eninde sonunda aynı adrese geri dönecek olduktan sonra bütün gurbetler seyahattir sadece. Oysa dönecek bir adresi olmayan için her adım, bitip tükenmek bilmeyen, sonsuz bir arayış...
Bir tene ihtiyaç var mı sevmek için? Ya da bir bedene? Şu yağmur kokusuna şükrettiğimiz; dilsiz, kulaksız topraklar zikretmez mi Allah'ı? Seni sevmek için yağmuru sevmek yetmez mi?