İnsan akıl, kalp ve mantıkla hareket ettiği ölçüde iç ve dış barışa bağlı kalır. Behimî duygularına, hırslarına ve diğer irrasyonel güdülerine boyun eğdiğinde ise insan çatışma ve kaosun esiri haline gelir.
"Hikmetin başı Allah korkusudur." sözü de bu noktaya dikkat çeker. Burada korku, bir tehlikeden yahut korkunç bir varlıktan korkmak değil, sevgilinin muhabbetinden mahrum olma ve onu kaybetme korkusudur.
Amaçsızca harcanan zaman, şeytanlar için yakıt mahiyetinde. Vaktinizi boşa harcamanız onların hoşuna gidiyor. Çünkü Allah'ın insana ihsan ettiği servetin kıymetli parçalardan biri zamandır. Onun yanında müzik, televizyon, YouTube, Facebook, Snapchat, Twitter nedir? Eğer bu gibi şeylerle saatlerinizi kaybediyorsanız bir servet olan vaktinizi yok etmekten başka ne yapıyorsunuz ki?
Güya her bir çiçekli kumaş, her bir sanatlı makine, her bir tatlı lokma; o mu'ciz-nüma zatın birer sikkesi, birer hâtemi, birer nişanı, birer turrası hükmünde. Lisan-ı hal ile her birisi der: "Ben kimin sanatıyım, bulunduğum sandıklar ve dükkânlar da onun mülküdür."