Avluya toplanan insanlar, daha sonra kendi aralarında günlerce konuştular bu genç adamı. Ona çeşit çeşit meslek, çeşit çeşit hastalık yakıştırdılar, mal mülk, şan şöhret yakıştırdılar, sevgili yakıştırdılar, daha başka dertler, daha başka tuhaflıklar yakıştırdılar ama şöyle ele avuca gelecek ya da dişe dokunacak türden doğru dürüst bir hikâye kuramadılar. Genç adam, akla hayale hitap etmeyen, üstü başı yamalı, orası burası göçük, kolu kanadı kırık bir sürü hikâyenin arasına sıkıştı kaldı böylece, pestili çıktı. Bu hikâyelerin karanlığında günden güne kayboldu sonra, unutuldu gitti.