Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle aydınlıktı ki, insan o gökyüzüne bakıp ister istemez, böyle bir gökyüzü altında çeşit çeşit öfkeli ve kaprisli insanlar yaşayabilir mi, diye kendine sormadan edemezdi.
Eğer ona göğün ışığından bir zerre vermemiş olsaydın, biraz daha iyi yaşayabilirdi. O, bunu "akıl" olarak niteliyor ve onu sadece, her hayvandan daha aşağı seviyelerde yaşamak için kullanıyor.
Başkalarının niteliklerini ve özelliklerini taklit etmek, başkalarının kıyafetlerini giymekten çok daha onur kırıcıdır. Zira bu, insanın kendi değersizliğine ilişkin yargının kendiliğinden ifade bulmasıdır.
Dünya üzerindeki fiziki yolumuzun yüzey değil her zaman sadece düz bir çizgi olmasından ötürü, Bir Şey'i tutup ona sahip olmak istediğimizde hayattaki sayısız başka şeyden feragat ederek bunların sağından solundan geçip gitmek zorunda kalırız