Ezgi Erdem

Ezgi Erdem
@ErdemEzgi
Çağımızın parolası "yaşamayı denedim ama dikkatim dağıldı" olabilir mi ?
Sayfa 16
7/10
·105 syf.·
2026 13. kitabı
Günler Aylar Yıllar benim için yalnızca yoksulluğu, hastalığı ya da insanın hayatta kalma mücadelesini anlatan bir roman olmadı. Bu kitap bana, insanın bazen kendi aydınlığına ulaşamayacağını bilse bile yine de umut taşımaya devam ettiğini hissettirdi. Çünkü bazı umutlar insanın kendisi için değil, başkaları içindir. Roman boyunca en çok hissettiğim şey sessiz bir direnişti. Karakterler büyük sözler söylemeden, hayatın ağırlığını omuzlarında taşıyarak yaşamaya çalışıyordu. Bu durum bana şunu düşündürdü: İnsan bazen kendi mutluluğunu göremez ama verdiği emek bir başkasının yolunu aydınlatabilir. Belki biz o aydınlığa ulaşamayacağız; fakat bir gün o ışığı gören gözler mutlaka olacak. Kitabın kapağındaki kurumuş ağacın içinden çıkan küçük yeşil filiz de bana tam olarak bunu anlattı. Umut her zaman büyük ve parlak olmak zorunda değil. Bazen küçücük bir iyilikte, bir sabırda, bir insanın başka biri için yürümeye devam etmesinde saklıdır.
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
Bir insanı kurtaran, bütün dünyayı kurtarmış sayılır.
Sayfa 183
10/10
·384 syf.·
2026 11. kitabı
Lâ benim için olay örgüsünden çok his bırakan bir kitaptı. Zaten hikâyeyi az çok biliyorsunuz, bu yüzden okurken “sonra ne olacak?” diye düşünmüyorsunuz. Daha çok “bu bana ne hissettirecek?” diye okuyorsunuz. Kitap boyunca da içimde ince bir hüzün hissi vardı. Ama bu ağır bir hüzün değil; insanın içindeki eksiklik hissi gibi daha derin bir duygu. Kitapta en sevdiğim yerlerden biri Adem’le ilgili olan “Baba olmayı bildi ama evlat olmak onun için ilimdi” kısmıydı. O cümle bana çok gerçek geldi. İnsan bazı şeyleri doğal olarak yapabiliyor ama bazı duyguları öğrenmek gerçekten ömür sürüyor gibi hissettirdi. Bir diğer etkilendiğim kısım da Habil ile Kabil için birbirlerinin sınaması olduklarını anlattığı yerdi. Orada olay sadece iyi-kötü meselesi gibi değil de insanın başka insanlarla imtihanı gibi anlatılmıştı. Bu bakış bana çok farklı ve derin geldi. Nazan Bekiroğlu’nun dili de çok etkileyiciydi. Bazı cümleleri okurken sanki roman değil de şiir okuyormuşum gibi hissettim. Kitap bittikten sonra olaylardan çok hisleri aklımda kaldı. Bence Lâ, insanın içine sessizce dokunan kitaplardan biri.
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,5bin okunma
Ne de olsa Âdem, babaydı da oğul değildi. Baba olmayı bildi de oğul olmak, onda sadece ilimdi.
Sayfa 223