VALÉRE:
...
Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak. Yaranacak mısın, aşırı gitmekten korkma. Yalan söylediğin istediği kadar belli olsun, suratından aksın, en zeki insanlar bile kanıveriyorlar dalkavukluğa.
...
Aşk sadece kendisini verir, istemez de kendisinden başka bir şeyi.
Sahiplenmez hiçbir şeyi, sahip de olunmaz aşka;
Çünkü aşk kendine yeter.
"Tanrı benim kalbimde," demeyin aşık olduğunuzda, deyin ki: "Ben tanrının kalbindeyim."
Düşünmeyin aşkın yolunu çizmeyi, eğer layık görürse kendisine, çizecektir yolunuzu.
Kendini tamamlamaktan başka bir arzusu yoktur aşkın.
Âşık olursanız eğer ve arzular edinmek isterseniz, bırakın arzularınız bunlar olsun;
Erimek ve akmak geceye türküsünü taşıyan bir ırmak gibi.
Çok muhabbetin acısını bilmek.
Yaralanmak aşkı kavramanın acısıyla.
Ve kanamak coşkuyla, isteyerek.
Uyanmak şafakta kanatlanmış bir yürekle ve şükretmek aşkla dolu bir başka güne;
Uzanmak öğle arasında vecd ile aşkın varlığına,
Akşamüstü eve dönmek minnetle;
Ve sonra uyumak kalbinde bir dua, dudaklarında sevgiliye bir türküyle.
"Ama iradenin kuvveti yetmez her şeye, Zira gözyaşı ve gülümse, kendilerini geçiren harekete, Hislere sadıktır ki öylesine, olsa bir nebze de, Görünür samimi his bastırsa da irade."
"O zaman şunu anladım ki, bir tek gün dışarıda yaşamış kimse, hiç zahmetsiz 100 sene dışarıda kalabilir. Canının sıkılmaması için yeter derecede anıya sahip olmuştur artık."
"Dostuyla karşılıklı iyi niyet içinde huzur bulmayan birinin yaşamı gerçekten yaşam olabilir mi? Kendinle konuşur gibi her şeyi konuşmaya göze alabileceğin bir dostun olmasından daha tatlı ne var?"