Erdoğan Yaşar

Erdoğan Yaşar
@ErdoganYasar
İstanbul’da yaşar, Bozcaada sever, MFÖ dinler, maç seyreder
İstanbul
6 Eylül 1985
52 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
pirinç patlağı Amerikan balonu
6/10
·286 syf.··
2025 4. kitabı
takip ettiğim bir çok takipçili instegram kitap kurdunun aşşırı övgüsü, yerlere göklere koyamaması üzerine merak bataklığına düştüğüm koca bir Amerikan balonuyla karşı karşıyayız sayın okur. Amerikan edebiyatının yeni bir pazarlama şöleni halinde youtube ve instegram üzerinden pompalanan balonumuz sıradan bir konu, sıradan vatandaşlar, sıradan bir akış ve sıradan bir son ile tamamlanıyor. pirinç patlağı yemek gibi bir his. tat vermiyor, doyurmuyor, mutlu etmiyor. kitap kurtlarımız tabiki okusun, bunca pazarlamanın ekmeğine kan doğramayalım, lakin ömrünün en güzel yıllarını bir bordro karşılığında kiraya vermiş, benim gibi bir çalışansanız eğer, vaktiniz kıymetli. gerçek edebiyata vakit ayırmayı tavsiye ederim
Brooklyn ÇılgınlıklarıPaul Auster · Can Yayınları · 2017655 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Günümüzün emperyalist takunyalı dikdasından, 68 kuşağı aydınlarını asan askeri dikdasına açılan acılı bir pencere olmuş. Kendi evlatlarını böylesine acımasızca yok edebilen devlet mekanizmasını sorgularken, hem o günlerin hem de bugünlerin cezaevlerinde alıkonan değerlerine ah çektim. tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ülküsüyle asılmış, katledilmiş, işkencelerde ruhu yok edilmiş vatanperver aydınlarımıza saygı ve üstad
Zülfü Livaneli
Zülfü Livaneli
ye sonsuz hürmetle. Sevgiyle tavsiyemdir. Okuyun, okutun.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202517,9bin okunma
hakan günday bataklığı
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Hakan Günday bataklığından yeni çıktım. Ağzımı bozarsam şimdiden özür dilerim. “aslında hiçbir piç özür dilemez çünkü hayatta kimsenin özür dilenecek kadar değerli olmadığını bilir” gibi bir cümle kursam okuyanlar gülümseyecek, okumayanlarsa hiç bir şey anlamayacaktır. Neyse ben incelememe döneyim. Sanırım bu 5. Hakan Günday kitabım. Kinyas ve Karya ile başlayan tanışıklığımız her geçen kitapta biraz daha uyum ve senkronizasyon ile devam etmekte. Kitap okurken viski içmek gibi davranışlar birtek Hakan Günday kitaplarında geliyor bana. Sanıyorum ki yalnız değilim. Yine yeraltı edebiyatının dibine vurmuş yazar. Bu sefer o kadar çok yamacıma yanaşmış ki, birkaç defa “aaaaa bu afgan bizim tribünden Çağatay mı lan?” yada “ohaa bu Hakan hakkaten bizim liseden Cenk” diye gözlerimin büyüdüğüne şahit oldum. Yada kendi huy ve davranışlarımla kesişim kümesi gördükçe ürperip kendime çeki düzen verme kararları aldım. Yani değerli dostlar, piçler heryerdedir ve mutlak suretle hayatımıza girip çıkmaya devam edeceklerdir. Hakan Günday, hayatın karanlık sokaklarını, ruhların karanlık sokaklarını anlatmaya devam ediyor. Duyacaklarınıza hazırsanız mutlaka tavsiye ederim. Saygılarımla.
Hakan Günday
Hakan Günday
1000Kitap
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,5bin okunma
Şirinevlerden Ataköye "empati" ışığı
Puan vermedi·74 syf.··
2021 16. kitabı
Kitabı okuyup bitirene kadar yaşadığım süreç tam olarak Şirinevler Ataköy köprüsü gibi bir mazara oluşturuyor benim için. Bir yanı cennet bir yanı cehennem ve tam ortada koca bir çizgi. Yani elime alıp neredeyse bitirmek üzere olduğum dakikalara kadar bu nasıl bir saçmalıktır? Bu saçmalık daha ne kadar uzatılabilir? Bu saçmalamalar silsilesinin sonu nasıl bir saçmalık tüyü ile taçlandırılacak diye itici bir merak duyarken bi ışık geldi bana. “Empati ışığı” Canımın içi başımın tacı babaannemi koydum Samsa’nın yerine. Yıllardır sülaleyi çekip çeviren, üç çocuk büyüten, Almanya’ya çalışmaya gidip çocuklarının ve torunlarının ufku olan, çalışan çocukları için torunlarını büyüten, her akşam iki ayrı ev için sofra kuran, tarla eken biçen kadın yılar sonra yakalandığı alzaymır hastalığı ile nasıl Samsa gibi bir değişime girdiğini fark ettim. En nihayetinde biz çocukları ve torunlarının nasılda kolayca onun yıllar boyu bıkmadan usanmadan verdiği emekleri kısa sürede unutup, onun unutkanlığından yorulmaya başladığımızı fark ettim. Utandım. Çok utandım. İnsanlar değişir, menfaati biten Samsanın ailesi gibi, bizler gibi, sizler gibi. Aynı çocuklar gibi defalarca kez sorduğu sorulardan yorulduğumu her hisettiğimde bu kitap aklıma gelecek. Bu kitap benim için tam anlamıyla aklımı başıma alma kitabı oldu.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,4bin okunma
insan hep, insan daima, insan her yerde yalnız
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2021 20:49
"Ev" öncelikle çok zor bir yolculuğun romanı dostlar. 11 gün süren Portekiz İspanya adımları zor değil asıl olan. Ölüme yürümek. Şatafatlı bi son ile kapatmak defteri. Haliyle sancılı geçiyor. Sancı, ayakların çektiği değil. 35 yılın sancısı. Ailt olduğu bir eve sahip olamamanın, annesiyle koyun koyuna yatamamanın, baba korumasından bihaber yol almanın, haneden haneye savrulurken fotoğraf karelerinde yer edinmenin sancısı. Paradise cehenneminin sancısı. Kader i yitirmenin sancısı. Dokuz köy yakacak öfkesi varken hayata, yola revan olup sonunu dünyanın sonunda arama sancısı. Var oluşuyla sancılarını adım adım anlatmış Nermin Yıldırım. Sonunda ise çocukluğunu kucaklamış. Ev bulamamış olmanın çaresini "kendisine ve başkalarına ev olmak" ile bulmanın dokunaklı hikayesi Ev. Sebahattin Ali nin bahşedildigi topraklara birde Nermin Yıldırım sunmuş Allah. Ne mutlu. Türkçeyi böylesine narin ve marifetli kullanabilmek ne büyük yetenek. Aynı topraklarda olmasak da aynı zaman diliminde yaşıyor olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Ellerine sağlık Nermin. Hazırlandığın Japonya yürüyüşünden de muhteşem bir hikaye çıkacağına çok inanıyorum. Hem hacı yolun, hem edebiyat yolun açık olsun. Ayağına taş değmesin. Birgün aynı masada rakı içebilmek dileklerimle.
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,7bin okunma