Kurtuluş savaşının ne kadar meşakkatli, ne kadar tehlikelerle dolu, serdengeçti vatan sever kahramanların istihbarat faaliyetleri ile göstermiş olduğu kritik vazifeler sayesinde şekillendiğini çok fazla bilmeyiz. Yazar bu önemli konuyu çok iyi bir araştırma ile okur ile buluşturmuş. Atatürk'ün istihbarat'a verdiği önemi anlama açısından çok verimli bir eser. Yazarın İstiklal Savaşı ve yakın Türk tarihli araştırma kitapları arasında çok önemli bir yere sahip olan eserini önemle tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Ülkemizde yirmi yıldır neler yaşandı, yaşadım , yaşadık notlarının olduğu kimi zaman taraflı yorumu kimi zaman objektif yorumlarla ama verilen bilgilerin doğruluğu ve kronolojisinden şüphe duymadığım yaşanılanların özeti olan ve kesinlikle arşivimde bulunması gereken bir kitaptı. İnsan olarak bazen yaşatılanların merkezini göremiyoruz veya algılara maruz bırakılıyoruz bir süre sonra toplamını düşünürken unuttuğumuz pas geçtiğimiz tabanımızın nasıl kaydığının farkındalığı olarak çocuklarımıza da sebep sonuç açıklamalarında bize destek olabilecek bir kitap taraf ve tarafsız her kesin okuması gereken bir kitap. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Dünyaya başka bir galaksiden görev için gönderilmiş bir adam, dünyadan bir kadına aşık olur ve her şeyini kaybetmek pahasına kadın için insan olmayı seçer. Tek solukta okunabilen hem fantastik hem de duygusal bir romandı. Canlının dünyayı ve insanları analizi ardından anlamaya başlaması ve bunun için gösterdiği çaba etrafında yaşananları anlatıyor. Biz insanların içinde bulunduğu dünyayı, duygularımızı, an’ı ne kadar kaçırdığımızı ve zamanı yaşayış şeklimizi sorgulatan bir romandı. "İnsan" olmanın nasıl bir şey olduğunu bir uzaylının gözünden çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Bizim insan olarak farkında olmadığımız bize gayet sıradan gelen bir çok şeyin yemek yemek, öpüşmek, portakal suyu içmek, sevmek, sevilmek, acı hissetmek vb. aslında ne kadar değerli olduğunu hissettiriyor. Dünyaya ve insan olmaya farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Sinan Akyüz, "İncir Kuşları", "Meyra" ve "Piruze" gibi kitaplarıyla zaten kadınların acı dolu hikâyelerini dokunaklı anlatmasıyla tanınıyor. Genelde Sinan Akyüz’ün kitaplarında Müslümanların acı dolu yaşam hikayeleri çoğunluktaydı. Ama bu kitabı farklı bir yaşam tarzı örgüsü ile yazıldığını gördüm. Olay örgüsü birazda Hikmet Hükümenoğlu’nun Körburun’na yaklaştığını hissettim. Bu kitapta da Fidan Hanım acı dolu bir yaşamından bahsediyor. Hayatında önem verdiği ve çevresindeki kişileri tek tek yolluyor. Her şey bitti bundan sonra güzel günler gelecek düşüncesi sürekli ona ihanet ediyor. İçine alan dokunaklı bu eserin okunması tavsiye olunur. Özellik son sayfa hatta son cümle “ hadi be “ dedirtiyor :) . Keyifli okumalar