Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dicle yakınlarında el-Kayyara (bitiimlük) denilen bir yerden geçiyoruz. Musul’a giden yolun sağında, sanki bir bulutun altındaymış gibi olan bir kara toprak çöküntüsü var. Tanrı burada, bitüm veren irili ufaklı "kaynaklar fışkırtmış. Bunlardan biri bazen kaynayan bir kaptaki gibi parçalar fırlatıyor. Bunları toplamak üzere havuzlar yapıyorlar. Bu kaynakların etrafında sivah bir gölcük var, bunun yüzeyinde kara bir köpük bulunuyor; gölcük bu köpüğü kıyıya atıyor ve o da burada bitüm olarak pıhtılaşıyor. Bu ürün çok kaygan, düz, parlak bir çamur görüntüsünde olup, çok güçlü bir koku çıkartıyor. Daha önce sözünün edildiğini duyduğumuz ve tasviri bize çok olağanüstü gelmiş olan bir harikayı böylece kendimiz gözleye bildik. Buradan çok uzakta olmayan bir yerde, Dicle kıyılarında, dumanını uzaktan farkettiğimiz başka bir büyük kaynak daha var. Bitüm(asfalt) elde edilmek istenildiğinde buranın tutuşturulduğu söylendi. Alev sıvı unsuru tüketiyor. Suriye’de ve Akkâ’ya kadar olan bütün bölgede ve sahil kesimlerinde bu bilinmektedir. Allah istediğini yaratır. Ona şükürler olsun."
Seyyah İbn Cübeyir