Talha Erbalcı

7/10
·264 syf.··
2026 35. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 14:10
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Kitap, köşe yazılarının derlenmesiyle oluşturulmuş. Mimarlıktan sinemaya; siyasi çatışmalardan teknolojik gelişmelerin hayatımıza etkisine, birçok farklı konudaki makaleleri çok düzenli bir şekilde tasnif edilmiş. Üslubu çok açık, samimi ve akıcı olmakla beraber eleştirel ve yer yer latifeleşen bilgili bir ağabey tonunda. Güncel olayları içeren yazılarında bile kalıcı olan noktaları bulup çıkarmış, o yüzden yazdıkları hâlâ geçerli ve çok faydalı. İmsanî değerlerimizi hatırlatan, yaşadığımız çağın getirdikleri ve bizden götürdükleri üzerine düşündüren güzel bir kitap bırakmış ardında Ahmet Turan Alkan. Allah rahmet eylesin :)
Meşk OlsunAhmet Turan Alkan · Ötüken Neşriyat · 200522 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·288 syf.··
2026 2. kitabı
Sultan-ı Şuara Necip Fazıl acaba sadece şiirde mi harika? Bu eseriyle Necip Fazıl, hikâye türündeki üstünlüğünü de meydana koyuyor. Kaleminin ucuyla ruha dokunurken elinin her hareketi okuyanı sarsıyor. Öyle bir üslup kullanıyor ki kelimeler canlanıyor; adeta hikâye yazmıyor da hayal perdesinde bir film oynatıyor. Malumunuz; Üstat, 1934 yılında Seyyid Abdülhakim Arvasi Hazretleriyle karşılaştıktan sonra hayatında farklı bir yol seyretmeye başlıyor. Bu dönüşüm, Hikâyelerim adlı kitabında da açıkça hissediliyor. Eserinde psikolojik buhran, korku ve gerilim hâli, vicdanla yüzleşme, günah ve tövbe, suçluluk, yalnızlık ve yabancılaşma temaları; yer yer gizemli ve olağanüstü bir atmosfer içinde ele alınıyor. Ölüm, kader ve metafizik arayış ise hikâyelerin temel eksenini oluşturuyor. Necip Fazıl’ın kalemi bıçak gibi keskindir. Onun özellikle kadın ve ahlak meselelerindeki muhafazakâr duruşu radikal görülebilir; fakat her yazar için söz konusu olduğu gibi onun eserlerinde de hakikat esintilerini duymak için birkaç dikeni göze almak gerekiyor. Necip Fazıl okumak bana eşyaya ve yaşananlara farklı bakmayı hatırlatıyor. Bu yüzden Türk Edebiyatı’nda okunması gereken isimlerin başında onu zikredebilirim.
Edebiyat
HikayelerimNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20222,251 okunma
7/10
·242 syf.··
2026 1. kitabı
Sana bir mektup var! Yüz yıl kadar geçmişten gelmiş Türk Edebiyatının nadide yazarlarının kaleminden çıkan mektupların derlendiği bu kitabı tanıtmaktan mutluluk duyarım efendim! Eski zamanın o naif ve tesirli sesini saklayan bu sayfalarda Ahmet Hamdi’yi daha yakından tanıyacak, Cahit Sıtkı’yla şiir üzerine sohbet edecek, Akif’le latifeleşeceksiniz. Ediplerimizi fikirlerinden ziyade insanî ve edebi yönleriyle tanıtmak hedeflendiği için kitapta günlük hayattan bahseden sıcak bir üslubu taşıyan mektuplara yer verilmiş. Enteresan bir tevafık, birçok mektup yeni yıl tebriki içeriyordu. Ben kitabı çok beğendim. Çok samimi ve hayatın içinden olması hoşuma gitti. Bazı yazarlar şaşırttı, bazılarına hayranlığım arttı, bir kısmını da ilk kez tanıdım. Ara sıra eski zamanı özleyenlere ve başka bir dönemin gençleriyle-yazarlarıyla muhabbet etmek nasıl olurdu merak edenlere tavsiye ederim.
Mektup
Güzel Yazılar - MektuplarKolektif · Türk Dil Kurumu Yayınları · 201798 okunma
Varoluşçu Edebiyat
8/10
·218 syf.··
2024 36. kitabı
Jean-Paul Sartre’ın “Duvar” kitabı, insanın varoluşsal çatışmalarını derinlemesine ele alan 5 kısa hikâyeden oluşuyor: 1. Duvar: İlk hikayede, idam cezasına çarptırılan bir mahkumun infaz öncesi yaşadığı korku ve anlamsızlık duygusu anlatılıyor. Ölüm karşısındaki insanın içsel çatışmalarını gözler önüne seren çarpıcı bir hikaye. 2. Oda: Akıl sağlığı bozulmuş bir adam ve onunla ilgilenen eşinin yaşadıklarını konu alan bu hikâye, gerçeklik ile delilik arasındaki ince çizgiyi sorguluyor. 3. Erostratos: Topluma yabancılaşmış, nefret dolu bir adamın, kendini var etme çabasıyla ahlaki çöküşünü ele alıyor. 4. Gizlilik: Mutsuz bir evlilikte sıkışmış bir kadının, kocasını terk etme sürecini konu alan hikaye, insanın özgürlük ile sorumluluk arasında yaşadığı içsel mücadeleyi gösteriyor. 5. Bir Yöneticinin Çocukluğu: Ailesinin otoriter yapısı ve burjuva değerleriyle çatışma içinde olan Lucien, bu değerlerden kaçmaya çalışırken, kendini güçlü hissetmek ve bir kimlik edinmek adına faşist bir ideolojiyi benimsemeye başlar. Hikaye Lucien’ın çocukluk ve gençlik dönemindeki kimlik arayışını ve bu süreçte yaşadığı ahlaki, cinsel ve toplumsal çatışmaları konu alıyor. Sartre, varoluşçuluğun temel kavramları olan özgürlük, sorumluluk, ölüm, anlam arayışı ve bireyin kendini oluşturma sürecini bu kitapta derinlemesine işliyor. Sartre’ın felsefesini edebiyatla buluşturduğu bu eser, düşündürücü bir okuma sunuyor.
Felsefe
DuvarJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20184,367 okunma