Askerlerin çatışmalarda neler yaşadığını gerçekten bilmek istemiyoruz.
Toplumda kaç çocuğun saldırıya uğradığını ya da cinsel tacize maruz kaldığını ya da kaç çiftin (toplamda neredeyse 1/3) ilişkileri sırasında şiddete maruz kaldığını gerçekten bilmek istemiyoruz.
Aileleri, kalpsiz bir dünyada güvenli sığınaklar olarak görmeyi; ülkemizin aydın, uygarlaşmış insanlardan oluştuğunu düşünmek istiyoruz.
Zulmün yalnızca Darfur ya da Kongo gibi uzak yerlerde olduğunu düşünmek istiyoruz.
Acıya tanıklık etmek dayanılmazdır.
Öyleyse, travma yaşayan bireylerin bunu hatırlamaya katlanamamalarına ve sıklıkla uyuşturucu ya da alkol kullanmaya başlamalarına ya da katlanılamayacak düzeydeki bilgileri akıllardan çıkarmak için kendilerini yaralamalarına şaşırmalı mıyız ?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğer birisi, fikirlerimin ve eylemlerimin yanlış olduğunu kanıtlayarak beni ikna ederse, seve seve değiştiririm onları, çünkü benim aradığım gerçekliktir, gerçeklikten kimse zarar görmez, yanılgılarında ve bilgisizliklerinde direnenlerden başka.
Cahil birinin cahil gibi davranmasinda kötü ya da şaşılacak ne var? O insandan o yanlış davranışı beklemediğin için kendi kendini suçlamalısın belki de; çünkü onun bu kötülüğü işleyebileceğini anlaman için yeterince araçlarla donatmış seni us, ama bunu unutmuşsun, bunun için de onun bu davranışına şaşıyorsun şimdi.