İçimde bir şey haklı çıkmak istiyordu, fakat benim içimde mücadele edebileceğim o diğer Ben’den başka bir şey yoktu; böylece oyun esnasında adeta manik bir hezeyana kapılır oldum. İlk başlarda henüz sakin ve mantıklı bir biçimde akıl yürütebiliyor, biraz soluklanmak için hamleler arasında mola veriyordum; fakat yıpranan sinirlerim artık beklememe de müsaade etmez olmuştu.
‘’Hep senin yanında olmak isterdim, biliyor musun.?’’
‘’Neden?’’
‘’Çünkü dünyanın en iyi insanısın. Senin yanındayken beni kimse azarlamıyor ve ‘günışığının yüreğimi mutlulukla doldurduğunu’ hissediyorum.’’