Kanatlarımı kendim taktım. Zira hayat tökezleyip düsmeni pusuda beklerken, düştügün yerden kalkman için de tezahürat yapan oyunbaz...
(Gt sadece hakedene)
"Öğrenmeye başladığı şey özgürlüğün yüküydü. Özgürlük ağır bir yüktür, ruhun yüklenmesi gereken büyük ve garip bir sorumluluk. Kolay değildir. Verilen bir armağan değil, yapılan bir seçimdir; bu seçim de zor bir seçim olabilir. Yol, yukarıya çıkar, ışığa doğru çıkar; ama yüklü yolcu oraya hiçbir zaman varamayabilir."
Bugün bir diziye başladım ve bir sözden etkilendim.
"Savaş başlatmak için gerekçe her zaman bulunabilir. Gerekçe güçten gelir. Gücün varsa herhangi bir bahaneyi gerekçen yapabilirsin; fakat güçsüzsen ne kadar haklı bir gerekçen olursa olsun karşıt görüşten ibarettir."
Malesef günümüz siyasetinin konusu budur. Güçlünün istediğini yapması doğru olduğundan değil, gerçek olduğundan bu sözden etkilendim. Devleti korumak için güçlü olmak gerekir, güçlü kalabilmek için de o gücü kullanmak elzemdir. Gücü kullandığınızda karşı tarafta korku yaratırken, kullanan taraf zafer sarhoşu olabilir. Daha fazla güç arzular, daha fazla güç kullanır. Güç bağımlılık yapar, gücü kullananda güçsüzlük korkusu yaratır. Ve malesef bu kırılması zor bir kısır döngüdür.