Çoğu insan, özgürlüğün birçok ülkeden çok daha belirgin olduğu ülkemizde bile, cahilliği ve yanlış kararları yüzünden yapay endişelerle, gereksiz ölçüde bayağı işlerle o kadar meşgul oluyor ki hayatın kendisine sunduğu tatlı meyveleri toplamaktan aciz hale geliyor, çünkü zahmet çekmekten hantallaşan parmakları bu meyveleri tutup çekemeyecek kadar titriyor. Aslına bakılırsa emekçi insanın gündelik yaşantısında, hayatında eksik olan şeyleri tamamlayacak zamanı olmuyor; hatta o, insanlığın gerektirdiği en temel sosyal ilişkileri bile sürdürmeye imkan bulamıyor. Çünkü bunu yapmaya kalkıştığında emeğinin pazardaki değeri düşüyor. Dolayısıyla vakti yalnızca bir makine olmasına elveriyor.