Yazarın dili o kadar akıcı ki ne yazsa okurum diyor insan. Kitap konu bakımından bana çok hitap etmedi. Kitap boyunca bir adamın bir kadına karşılıksız(!) duyduğu aşkı ve bu aşkın ızdırabını okuyoruz. Belki günümüzde böyle sevgiler kalmadığı için okurken ütopik geldiğindendir, bilemiyorum ama; konu olarak sadece aşk ızdırabı okumak beni pek etkilemedi. Ama bu tarz konuları sevenlerin eminim bayılacağı bir kitap olur.
Ayrıca karşılıksız(!) yazdım çünkü kitap boyunca kadın Weather’ı arkadaş olarak görüp yanında tutarken, kocası ile yakın arkadaş olmasından bile rahatsız olmazken kitabın sonlarına doğru Lottie’de de bazı hislerin mevcut olduğunu öğreniyoruz. Kitap karakterin bakış açısına göre yazıldığı için kitap boyu melek ve günahsız olarak tabir edilen kadın gözümde bir anda çıkarcı ilgi budalasına dönüştü. Çünkü en ufak bir ilgi beslediğin insana dostum demezsin hadi dedin diyelim kocanla da arkadaş olmasına müsade etmezsin. Neyse kültür şoku diyelim demek ki onlar için sorun değil :) Yine de kitap sonunda sevdiğim bir karakter için böylesine büyük duygu değişimi yaşamak hoşuma gitmedi.
Her şeye rağmen okunur diyebilirim. Okuduğum için pişman olmadım. Ama bayılarak önerir miyim? Meçhul…