İşler kötü gittikçe, gülümsemesi de büyüyordu aslında.Gülüşünü seviyordum.Beni yatıştırıyor, cesaretlendiriyordu.Her şey yoluna girecek,diyordu bana.Biraz daha bekle, her şey düzelecek.
Kötü kimselere karşı hoşgörülü ve yumuşak olmak, onları nezaketle karşılayıp tahrik etmemek, onlarda bir sevinç duygusu uyandırmak ve inatla ters davranmaktan vazgeçmek: iyiliği kökleştirmenin anlamı budur.
Canlı varlıkları öldürmemek ve onlara zarar vermemek, onları aldatmamak ve küçük görmemek, onlara binmemek ve dayak atmamak, etlerini yememek, daima onların yararına olacak şekilde davranmak: iyiliği kökleştirmenin anlamı budur.
Bir biçimde güzel olan her şey kendisi için güzeldir ve toplayabileceği övgülerden bağımsız olarak kendi içinde tamdır.Övgü, övülen nesneyi ne daha iyi kılar, ne daha kötü.Bunu günlük dilde herkesin güzel olduğunu düşündüğü şeyler için de söylüyorum, örneğin, maddi şeyler ve sanat yapıtları için.Çünkü gerçekten güzel olan şeyin başka bir şeye gereksinimi yoktur, yasa gibi, gerçek gibi, iyilik ya da alçakgönüllülüğüyle gibi.Bu şeylerin hangisi övüldüğü için güzeldir, ya da değeri küçümsediği için değerini yitirir?