Allahın funny bi kulu

Bu böyle gelmiş böyle gidecekti. İnsanoğlu etten sudan kandan yapılmaydı. Ama bu karışım çok güçlüydü. Dayanıklıydı. Çileler çekilirken duyulan acı, insanı yaşamaktan vazgeçiremiyordu. Yiyecekler, içecekler, uyuyacaklar, oynayacaklar; ağlayıp gülecekler, dayanılmaz acıları çekecekler, fakat yine de hayata dört elle sarılacaklardı.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Anı-Hatırat
Reklam
İnsan oğlu çoğu zaman içerisinde bulunduğu nimetlerin şükrünün edasından gafil oluyor. Bunun da en büyük sebebi bu nimetlerin farkında olamayışıdır. Maalesef ki, her şeyin zıddıyla kaim olması hasebiyle bu nimetler de ancak yoklukları ile fark edilebiliyorlar. O zaman insan nasıl içerisinde bulunduğu her hâle şükredebilir ki? Şöyle olur zannediyorum: Ya tefekkür ehli olup gafletten sıyrılmakla. Ya da "Ben şükürden acizim, sen beni şükredenlerden eyle" diye kendisine dua etmekle. Zannediyorum ki, ancak bunlarla "şükreden kullar" güruhuna dahil olunabilir.
İnsan ve Duygular
Bağzı pipılların alınganlık seviyesileri.
İnsan ve Duygular
Komitacıların Müslümanlara, kadınlara, çocuklara, hele kız çocuklarına neler yaptıkları bütün acılığıyla biliniyordu. Allah korumuştu onları. Korumuş da İstanbul'da yetişmiş, Galatasaray Sultanisi'nde okumuş bir komitacıyla karşılaştırmıştı.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Anı-Hatırat
İçi öfke ve isyan doluydu. İçinden durmadan söyleniyordu. "Neden, ne farkımız var, onlar da kadın. Tıpkı bizler gibi yiyip içiyorlar. Evleniyorlar, seviyorlar. Eş ve evlat sahibi oluyorlar. Benden üstünler mi, ne ayrıcalıkları var? Neden ince de olsa yüzümüzde peçe var? Neden renkleri ve biçimleri değişik bile olsa hep çarşaf giymek zorundayız? Bir çirkinliğimiz mi var? Elhamdülillah Müslümanız. Erkeklerimiz de Müslüman fakat onlar bütün erkeklerin haklarına sahipler."
Sayfa 131·Kitabı okudu
Anı-Hatırat
Reklam