Ezgi

Yüce Lord'u değil, Prythian tarihindeki en güçlü erkeği de değil... Sadece... onu istiyordum. Hücreme müzik yollayan, kimse cesaret edemezken Amarantha'nın taht salonunda yerdeki bıçağı kapıp benim için savaşan ve o günden sonra ufalanıp yok olmamı engellemek için her gün benim için savaşmaya devam eden o adamı istiyordum.
Sayfa 443·Kitabı okudu
Fantastik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Niyetin Saflığı
Bir kişinin niyetinin saflığı, niyetinin kaynağını olduğu gibi kabul etmekten ve onu dürüstlükle yaşamaktan geçer. Çocuklarda bunu açık seçik görürsün. Açım diyorsa, açtır. Ama biri aç olmadığı haldr açım diyerek senden para almaya çalışıyorsa orada saflık yoktur. Açsam açım diyebilmek, yalnızsam yalnızım diyebilmek ama bunu başkasının ekmeğine ya da ilişkilerine saygılı olarak yapmak. Yani "biz" ilişkilerine saygılı olmak. Ayrıca inancın olmadığı halde inanıyor gibi konuşup davranarak, inanç ve değerlerinin kaynağı olan aşkınlığı açlığını ya da yalnızlığını gidermek işin araç olarak kullanırsan, niyetin saflığı ortadan kalkar.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim
Değer
"Sen sıradan bir vatandaş, bir yayasın; senin gücün yok. Eğer burada mevki makam sahibi güçlü insanlar yaşıyor ve yürüyor olsaydı, gayet geniş kaldırımlar yapardık. Sen güçsüzsün, yaya güçsüzdür." Unutamadığım çocukluk anılarımdan biridir; yıllarca çamur deryası olup hiç el atılmayan yollar bir devlet büyüğü ziyaret edeceği zaman hemen asfaltlanırdı. Özet şu; biz insana insan olduğu için değil, gücü kadar değer veriyoruz.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Kişisel Gelişim
Öyle olsa da, söylenecek bir şey daha var; varsayalım biz tüm o şeyleri sadece hayal ettik ya da uydurduk - ağaçlar, otlar, güneş, ay, yıldızlar ve Aslan. Say ki öyle yaptık. Bu durumda söyleyebileceğim tek şey, uydurulmuş şeylerin gerçek şeylerden daha önemli olduğudur.
Fantastik
Annabel’in ihtiyaç duyduğu şey yeteneğini ve enerjisini kullanmanın bir yoluydu. Çok iş yapıyordu ama hiç kimse çabaları karşılığında ona teşekkür etmiyordu ve işinin büyük bölümünü bir Üçüncü Yapım halletse Baleenler değişikliğin farkına bile varmazlardı. Yıllar yılı büyük bir özenle ve beceriyle pişirilen yemekler; bütün o süpürmeler, bılaşık yıkamalar ve çömlekçilikler… Ve ona teşekkür eden tek bir kişi bile yoktu.
Bilim-Kurgu