Eğer yaşamak kelimesinin manasi her şeyden mahrum olmak ve ıstırap cekmekse, her an küçülmek ve bunu nefsinde her lahza duymaksa, bir türlü asamayacagi bir çemberin içinde durmadan cirpinmaksa, şüphesiz bende benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk.
Ben sadece onu seviyorken, ona böylesine içten, böylesine yoğun bir sevgi besliyorken, gözüm ondan başkasını görmüyor bilmiyorken ve benim için başkası yokken, onun bir baskasini nasıl sevebildigine, nasıl olup da sevmeye kalkisabildigini bazen hiç anlayamıyorum.