Emirhan

Dua
Tanrım, suçlama beni yalvarırım Yalvarırım ilençleme. Bu mezar karanlığını dünyanın Ve tutkularını seviyorum diye. Senin dokunaklı sözlerin Çok seyrek işliyor diye ruhuma Ve aklım, o başıboz gezgin Dolaşmakta diye senden uzakta. Bağrımda esin alevleri Lav gibi kaynıyor diye Ve yabanıl tutkular gözlerimi Karartıyor diye böylesine. Bana dar geliyor diye dünya Ve sana sokulamadığım için korkumdan, Ve sık sık, günahkâr şarkılarımda Yalvardığım sen olmadığından… Ama söndür şu mucizevi alevi Bu ateşi, her şeyi tutuşturan. Taşa döndür yüreğimi Ve dondur bakışlarımı, tutkudan yanan. Bu korkunç şarkı söyleme susuzluğunun Tanrım, kurtar beni pençesinden, O zaman dar yoluna kurtuluşun Ve sana yöneleceğim yeniden.
Sayfa 2 - İş Bankası Kültür Yayınları
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Mutluluk o kadar mümkündü, O kadar yakındı ki!.. Ama kaderim Çizilmişti çoktan. Dikkatsizce, Hareket ettim belki de: Annem bana acılı gözyaşlarıyla Yalvardı; zavallı Tanya İçin Bütün kaderler birdi… Evlendim. Sizin de yapmanız gereken, Rica ederim, beni unutmak; Biliyorum: Kalbiniz Gururla dolu, sahici bir onurla… Sizi seviyorum (neden saklayayım?), Ama başkasıyla evlendim ve Ömür boyu sadık olacağım ona.” Sonra gitti. Kalakaldı Yevgeni, Yıldırım çarpmış gibi. Nasıl bir duygu fırtınası Hücum edivermişti kalbine! Ama ani bir çıngırak sesi duyuldu, Ve Tatyana’nın kocası göründü, Şimdi kahramanımı burada, Onun için kötü olan bu anda, Bırakalım artık, ey okur, Bir süre… sonsuza dek. Peşinden Yeterinde yolculuk ettik Dünyayı gezdik. Kıyıyı da gördük Kutlayalım birbirimizi. Yaşasın! Çoktan (değil mi?) gelmişti vakti!
Sayfa 413 - Alfa Yayınları
Ey insanlar! Hepiniz aynısınız Ortak anamız Havva’yla: Size verilen yetmiyor Durmadan yılan çağırıyor sizi Yanına, gizli bir ağaca; Yasak meyve size verilmeli: Yoksa burası cennet demezsiniz asla.
Sayfa 385 - Alfa Yayınları
Şanslıdır gençken genç olan, Şanslıdır, vaktinde olgunlaşan, Yaşamın soğuğuna ağır ağır Yıllar geçtikçe katlanabilen; Yabancı rüyalara kapılmayan, Sosyete güruhuyla sürüklenmeyen, Yirmi yaşında züppe ya da tilki olup Otuzunda da kârlı bir evlilik yapan; Hem şahsi hem genel borçlardan, Elli yaşında kurtulmayı başaran, Şanı, parayı ve unvanı Sakince elde eden, Hakkında bütün bir çağın şöyle dediği: N. N. muhteşem biri. Ama kederlidir düşünmek, boş yere Harcandığını gençliğimizin, Onun da ikide bir kandırıldığını, Onun bizi aldattığını; En iyi arzularımızın, En taze hayallerimizin Hızlı bir girdapta eridiğini düşünmek, Çürümüş sonbahar yaprakları gibi. Katlanılmaz şey karşımızda sadece Peş peşe giden yemekleri görmek, Yaşamı bir tören gibi seyretmek, Ve kalabalıkta birlikte unvan peşinde İlerlemek, paylaşmadan o kalabalıkla Ne bir fikir ne de bir tutku.
Sayfa 368 - Alfa Yayınları
Homurdanırız, yargılarız her şeyi, Ateşli ruhlar özensizdir diye Kendini beğenmiştir değersizlik diye Ya hakaret eder, ya güler, Akıl bunalır, sadeliği sevdiğinden, Genellikle de severiz Söylentileri gerçek sanmayı Aptallık uçarıdır, kötüdür, Büyük insanlar büyük saçmalar Sıradanlığı bir biz aştık sanırız Ve tuhaf bulmayız bunu diye mi?
Sayfa 367 - Alfa Yayınları