Ferah

Ferah
Emekli
Balıkesir
Kayseri, 15 Şubat
2.008 moderatör puanı
6,2bin kütüphaneci puanı
9654 okur puanı
Kasım 2014 tarihinde katıldı
Takribi 2 m. çukur!
Tuhaf şey, kıyametinizin yaklaştığını bildiğinizde bütün anlar kıymete biniyor, hiçbirini ziyan etmek istemiyorsunuz. Ama sonra ölüm yine ırak olduğu varsayılan meçhul bir vakte ertelenince, tek yaptığınız, hızla tüketirseniz çok arzu ettiğiniz bir yere ulaşacakmışsınız gibi, günleri bozuk para misali harcamaya çalışmak oluyor. Varacağınız istasyonun boynunuza göre kazılmış bir çukur olduğunu unutup, süratle eritmeye bakıyorsunuz zamanı.
Sayfa 59 - Hep Kitap
Roman
Reklam
Karışık işler
Bir soygun ganimetiydi nihayetinde zaman. Yağmalanmış bir şey. Biz onu dünyadan arakladığımızı sanırken, dünya ömrümüzden tırtıklardı. Biz ona yaslanıp bir şeylerin başlamasını beklerken, o tüm varlığıyla bir şeyleri bitirmeye adanmıştı. Zekayla kavranamayacak, bilmekle anlaşılamayacak, anlamakla hallolamayacak karşılık işler...
Sayfa 52 - Hep Kitap
Roman
Akılla Bakıp, Yürekle Görmek :)
Heyhat, zeka tek başına işe yaramıyor. Hatta zeka denen kibirli illet, çoğu kez işleri karıştırmaktan başka işe yaramıyor. Aklına güvenip gönlünden çelme yiyen herkes bunu bilir. Bilmenin beyhudeliğini bilen herkes..
Sayfa 51 - Hep Kitap
Roman
Eyvahlar!
Nedensiz üzüntünün ayağı daha siz çocukken alışır kapınıza. Bir kere yüz verip buyur edenin, dost bilip eşikten geçirenin vay haline, vay ömrüne!
Sayfa 49 - Hep Kitap
Roman
Ahmak :)
Günahkar Adem'in hayırsız evlatları böyledir. Nankör ve vefasız. Gidemedikleri şehirlerin ismini gittiklerinden, kendilerini sevmeyen insanların cismini sevenlerinden, gerçekleşmemiş hayallerin hevesini gerçekleşmişlerden berrak hatırlarlar.
Sayfa 48 - Hep Kitap
Roman
Reklam