Ölüm haberi tuhaf şey. İstenmeyen misafirlere benziyor. O gelince evin bütün düzeni bozuluyor. Kap kacağın yeri değişiyor, kimin nereye oturacağı karışıyor, her yerimiz ayıplanacak tozlar içinde kalıyor sanki, ne kadar ovsak da bir türlü tam temizlenmiyor.
Hayat öğretmemiş henüz bana, en sersemletici yumruklar, hep böyle yukarıdan baktıklarınız tarafından, aşağıdan çakılanlar. Neresi olduğunu bilmediğim bir yerim sızlıyor.
Kim bilir ne düşünüyorum? İnsan beş buçuk yaşında ne düşünür ki? Maziyi düşünmez herhalde henüz. Hatırlamakla zehirlemez aklını. Olup bitmişle değil, olacak olanla ilgilenir. Hatırlamaz, hayal kurar.
Yıllar önce okuduğum hatta Milena'ya Mektuplar tanıtımında da yer alan cümlelerden birisini yıllar yıllar önce alıntı olarak paylaşmışım.
Paylaşmışım diyorum zira bugün, bu alıntının;
"Alıntının eklendiği kitapta böyle bir alıntının olmaması veya eklendiği yazarın böyle bir söz söylememiş, yazı yazmamış olması durumu" uyarısıyla sahte olduğu şikayet edilerek kaldırıldığı bildirilince fark ettim.
Şikayet eden hadi kitabı hiç okumadı, gözünden kaçtı ya da hiç tahmin edemeyeceğim bir sebepten dolayı yaptı bu eylemini.
Çok takıldığım bir durum değil, şikayet edilmek, kabul görülmesi falan filan.
Kafka yaşasaydı sorardım, " yazdın mı abiciğim, yazmadın mı" diye :)
Ya da sağ mı bilmiyorum, tanısaydım çevirisini yapan Nisan Aygün' e. Niye bu cümleleri ekledin kitaba diye :)
1000Kitap Sitenin kalite ciddiyetinin giderek azaldığını görmek üzüyor beni.
Eee bu şikayeti kabul ederek, hakikat mi değil mi diye kontrol etmeden kaldıran ve bunu bana bildiren moderatör arkadaşım,
sana diyecek hiç bir şey bulamıyorum.
Huzurlu bir hafta dilemekten başka :))
Unutmadan alıntı ne mi?
“Olmamasına razıyım. Oluyormuş gibi olmasın yeter"
Tıpkı sitenin son zamanlardaki trajedikomik durumu gibi :))