Ferah

Ferah
Emekli
Balıkesir
Kayseri, 15 Şubat
2.008 moderatör puanı
6,2bin kütüphaneci puanı
9654 okur puanı
Kasım 2014 tarihinde katıldı
"Asla 'yeteri kadar' olamıyoruz! "
Herkes eninde sonunda kendi kaderiyle baş başa kalmak zorundadır. Belki sen henüz bilmiyorsun ama hayatta kimseye yardım etmek mümkün değildir. Edemezsin! En zor iştir bu! Çevrende sevdiğin ya da senin için önemli olan bir insanın kendi sonunu hazırladığını görüyorsun, kendi çıkarlarının tam aksi yönünde çılgınca koşuyor! Kederle, hüzünle ya da bitkin bir şekilde... Bunu fark ettiğin anda kafanda tek bir şey var; ona koşmak, yardım etmek. Ama kısa sürede anlıyorsun ki bu mümkün değil! Peki bunun nedeni ne? Ona karşı fazlasıyla alttan mı aldın? Ona iyi davranmadın mı? Yeteri kadar samimi, heyecanlı ya da alçakgönüllü olamadın mı? İşte sorun tam da burada gizli. Asla "yeteri kadar" olamıyoruz. Peygamber olsan, mucizevi güce sahip olsan ve peşine havarileri toplasan yine de yeterli olamıyorsun. Zorlama kendini, kimseye yardım edemezsin. Çünkü insanın 'çıkarı' onun için iyi ya da anlamlı olanla özdeş değil. Belki o acı onun için gerekliydi! Kim bilebilir, belki dışarıdan 'onun çıkarına' aykırı gibi görünen şey, ona lazımdır! Şikayetlere çare bulabilirsin, baş ağrısına ilaç verebilirsin. Ama başının ağrımasına neden olan ruhundaki şeyin yanına bile yaklaşmak mümkün değildir.
Sayfa 114 - Yapı Kredi Yayınları
Roman
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yaz Kızım; Tarafların Bu Dünyada ve Öbür Dünyada :)
Onunla benim aramda bu dünyada ve öbür dünyada her türlü ilişkinin sona erdiğini ilan edecektin!
Sayfa 98 - Yapı Kredi Yayınları
Roman
Olana Şükür
Daha iyi mi? Hayatta daha iyi ne diye bir şey var mıydı ki ? Hayat bir şeyler getiriyordu sadece. İşte nasılsa öyle yaşıyorlardı.
Sayfa 76 - Yapı Kredi Yayınları
Roman
İkram Azgınlarına İthafen :)
Evet, Emma "tüm ödevlerini yerine getiriyordu" ve bunu bir zorunluluk olarak hissettirmeden, kahraman edalarına bürünmeden yapıyordu. Belki de "olması gerekenin" simgesiydi; kimse ona hayattan ne beklediğini asla sormamıştı. Kendisinden beklenenleri yerine getirmiş, hayatın kendisine ikramını da, nasılsa öyle kabul etmişti.
Sayfa 74 - Yapı Kredi Yayınları
Roman
Acziyet
İnsanın içinde içinde asla değiştiremeyeceği bir şeyler vardı. Neydi bu? Kişilik mi? Peki ama o neydi? Kristof Kömives'i hayatta diğerlerinden bu kadar farklı kılan, onu o yapan neydi? Bedeni mi? Refleksleri mi? Aklı mı? İşi ya da hayatta üstlendiği rol mü? Köken olarak nereden geldiği mi yani?
Sayfa 73 - Yapı Kredi Yayınları
Roman