Ferah

Ferah
Emekli
Balıkesir
Kayseri, 15 Şubat
2.008 moderatör puanı
6,2bin kütüphaneci puanı
9654 okur puanı
Kasım 2014 tarihinde katıldı
Tam da o an :)
Yaşadığı anın taşıdığı önemi o da fark etmişti. Hayatın bu önceden tahmin edilemeyen anları ne kadar önemliydi. Bir insanın önüne birden bire kendi fikrini söyleyebileceği anlar çıkardı. Sonra ardından her şey olduğu gibi devam eder, hayat sürerdi.
Sayfa 70 - Yapı Kredi Yayınları
Roman
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Unutulan!
Elli altmış yaşına kadar hayatta karşılaşacabileceği her şey insanın başına geliyor, diye düşündü. O yaşa kadar insan artık somut bir gerçeğe ulaşıyor, hakikati buluyor. Bu düşünce bir bilgeliği ifade etmiyordu. Derin, ulaşılmaz bir gerçek de değildi. Sadece insanın yaşla ilgili fiili bir durumdu. İnsan o yaşına kadar hayat ve ölümle tanışıyordu. Hayat harika bir şekilde kendini tekrarlamaya devam ediyordu. Hiçbir şey asla tam olarak beklediğimiz gibi gerçekleşmiyordu ama öte yandan hiç bir şey hiç bir zaman büyük bir şaşkınlık da yaratmıyordu. İnsanı şaşırtan tek bir şey vardı; hayatta zaman zaman unuttuğumuz tek bir olgu : Kendimizin de ölümlü olduğu gerçeğiydi...
Sayfa 66 - Yapı Kredi Yayınları
Roman
Leke Çocuk
Tüm süper kahraman içinde Belki de en ilginci, Ne havalı bir arabası var Ne de süper güçleri Süpermen'le Batman'in yanında Biraz yavan kalsa da Çok özeldir benim için Leke Çocuk'la tanışın. Gökdelenler arasında uçamaz Geçemez hızlı trenleri de Sahip olduğu tek marifet Ardında bıraktığı pis leke Koşamadığı, yüzemediği, uçamadığı için Biliyorum bazen üzülüyor Tek yeteneği yüzünden Kuru temizleme pahalıya patlıyor.
Sayfa 38 - Altı Kırkbeş Yayın
Hurda Kız
Eskiden bir kız vardı Yapılmıştı hurdadan Çok pis görünürdü Beterdi kokarcadan Her zaman mutsuzdu Veya bunalımda - belki çok vakit geçirdiği için Çöplerin arasında Neşeli olduğu tek an Stan'i gördüğü zaman O da bu civardan Çöpleri toplayan adam Hurda Kız'ı çok seviyordu Ve ona evlenme teklif etti Ama o kendini çoktan Çöp öğütücüye atıvermişti.
Sayfa 104 - Altı Kırkbeş Yayın
Öykü
Kavunkafa
Bir zamanlar somurtkan bir kavun kafa vardı Bütün gün oturup ölmeyi dilerdi Ama insan ne dilediğine dikkat etmeli Çünkü duyduğu son şey sağır edici bir ezilme sesiydi.
Sayfa 108 - Altı Kırkbeş Yayın
Öykü