Evlilik teklifi bir kumsalda oldu
Düğün deniz kıyısında
Dokuz günlük balayı
Geçti Capri Adası'nda
Akşam yemekleri harikulade
İstiridye ve balık güveç, dumanı üstünde
Damat ziyafetin tadını çıkarıyordu ki
Gelin içinden bir dilek diledi
Dileği gerçekleşti - bir bebek dünyaya getirdi.
Ama bu ufaklık insan mıydı?
Şey,
belki.
Ellerde ayaklarda on parmak
kafası çalışıyor, gözleri de sağlam
İşitiyor, hissediyor da.
ama normal mi ?
Pek sanmam.
Bu olağandışı doğum, bu hilkat garibesi
Kötü talihlerinin başı, sonu ve özetiydi
Kadın doktora bağırdı :
"Benim çocuğum olamaz bu."
"Üzerinde okyanus, yosun, tuzlu su kokusu."
"Kendiniz şanslı sayın, daha geçen hafta rastladım üç kulaklı ve gagalı bir kıza.
Oğlunuz yarı - istiridye diye beni suçlayamazsınız.
Deniz kenarında bir eve taşımaya ne dersiniz?"
Çöp Çocuk bayılıyordu
Kibrit Kız'a
hele çok ateşli duran
sevimli hatlarına
Ama ne kadar sürebilirdi
bir çöple kibritin aşkı?
Çöp Çocuk'tan geriye
sadece külleri kaldı.
Evlilik kutsaldı, insana sunulan bir lütuftu. Tanrının gösterdiği amacın, insan tarafından da kabulüydü. Tanrıdan gelen her şey nasıl tartışmasız kabul edilirse, bu da aynı şekilde kabul edilecekti. Deneyimsiz ve acemi eller bu kuruma el sürmemeliydi.
Onun düşüncesine göre evlilik "mükemmel" ya da "mükemmellikten uzak" gibi sıfatlarla değerlendirilebilecek olan bir kurum değildi.
Cüceler kendilerini büyük gösterecek dev aynaları getirirlerdi.
Şişmanların aynası zayıf, zayıfların aynası ise cüsseli gösterirdi - ve adalet burada ancak ölçülü olmayı başarabilmekle mümkündü.