"Gerçek barınağımız dünyadır" diye kendi kendimizi aldatıyoruz. Anlayışsız ve obur kimseler için iyi bir yerdir dünya. Belki de geri dönmekte, sadece göç etmektedir insanın çıkış yolu.
Unuttuğumuzu sandığımız her şey, unutulmuşluğun karanlığından çıkıp tekrar geri geliyor ve hiç bir şeye ait olmadıklarını düşündüğümüz anda tekrar bizim oluyor. Onlara ihtiyacımız olmadığı halde, önümüzdeki eski varlıkları ile parıldayarak bizi hatırlamaya zorluyor, ihanetimiz yüzünden bizden intikam alıyor, bizi yaralıyor.
''O yoksa ellerin, dudakların hiçbir şeye yaramıyor mu?
Bütün gücün, bütün umutların yalnız onun için mi?
Gelmese de her yerde yine onu bekliyor musun?
Özlemin o kadar büyük mü, anlat, o kadar derin mi?
Seviyorsun , Seviyorsun, Seviyorsun''
Beklenmedik bir anda karşınıza çıkan yabancı, ama en yakın gelen ses tam da ortadan bölüyor hayatınızı.
Her şey ayaklarını yitirmiş bir gerçeklikle ilerliyor; ne gece ne sabah ne sonrası yaşıyorsun.
Ne çaresini aramak ne de bahanesini bulmak sadece yaşamak.
Hayatın gerçekleri kurduğunuz hayallerden çok farklı.
Olsun ; aşkta mutluluk getiren doğru insanların sevgi dereceleri eşit insanların buluşması kapasite meselesi yani. Gönül kabımız vardır ve o insanı bulabildiysek gerçekten aşık olmaktan söz edebiliriz; kendimizi bir tek insana adamaktan.
Ben hep içimden dua ettim Allah'ıma nasıl içimden sevdiysem seni öyle bütün kalbimle ellerim göğsümde yalvararak; korkmadan sende kaybolarak .
Hep gel istedim gel ve kal; gel ve bitme. Çocukça belki biliyorum ama toparlanıp gidemiyorsun ki onca beklemişsin onca sevmiş onca dua etmiş.
Sonra sırf geldin, ama kalmadın diye söyle çekilip gidilir miydi senden?
Ben hep içimden dua ettim Allah ' ıma nasıl içimden sevdiysem seni öyle.
Sendin avuçlarımı açarak ilk istediğim içimi çeke çeke ağlayarak hem de.
Ah be sızı 'm, ah be sesimdeki neşe, ah benim tatlı telaşım, ah benim gaye-i hayalim, sessiz duam yakarışım.
Ben seni tövbelerimden vazgeçerek sevmişim dersiniz de sevdiğinizin bir sözüyle yerle bir oluveririr, aynı sevdiğiniz " emanetim, emanetine teslim " deyip de alıverince gönlünüzü bütün durgun şelale duygulanır , hüzünler sevinç, bütün bozgun yemiş bağlarınız gülistan olur.
Kaç yıldır hece hece kelimeler ile dolu asude heybem. Cümle olmak için umutla seslenmeni bekleyen.
Bitmiştir bu
Karacaoğlan
Seyyah oldum gezdim gurbet illeri
Kar etti canıma yeter ayrılık
Anlatayım başa gelen halleri
Çok çektim ölümden beter ayrılık
Gurbet eli bizim için yapmışlar
Çatısına üç mum kazıp çatmışlar
Ölüm ile ayrılığı tartmışlar
Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık
Karac'oğlan der ki terkin verincek
Ötüşür bülbüller gonca gülüncek
Ben burda yar orda böyle kalıncak
İster ölüm olsun ister ayrılık
youtu.be/SkS80j7sItEMustafa A.
https://1000kitap.com/resulbulama
MonaSümeyra Özat