Amerika'ya giderek optik mühendisi olup ve türkiye'ye gelmek zorunda kalan gencin yaşadığı trajikomik olayları anlattığı '' seyyar köfteciler talimatnamesi '' hikayesi harikadır.
'' ... amerika'da öğrenimimi yaptığımdan '' mecburi hizmeti'mi'' yapmam için hükümet beni türkiye'ye çağırdı.
bağlı olduğum bilim kurumu ve üniversite de beni bırakmak istemedi.
devlete olan borcumu ödeyip beni mecburi hizmetten kurtaracaklardı.
bunu duyan babam çok ağır mektup yazdı ;
'' benim kanımdan gelen bir evlatsan hemen memleketine döner , kendi vatanında hizmet edersin .
bu fakir millet ekmeğinden , giyiminden keserek yetiştirdi adam etti. şimdi sen tam yurduna olan borcunu ödeyecek çağa gelince kaytarıyorsun , vazifeden kaçıyorsun .
sen benim oğlumsan bu alçaklığı yapamazsın ! ''
bundan sonra ki mektubunda ise ; '' emeklerim haram olsun , babalık hakkım gözüne dizine dursun '' diye yazıyordu.
babama , dışardan da yurduma faydalı olabileceğimi uzun uzun yazarak anlatmaya çalıştım.
bu mektubuma cevabında babam , iki sayfa dolusu sövdükten sonra , mektubunu şöyle bitiriyordu ;
'' eşşeoğlueşşek.. benim senin gibi nankör evladım yok..''