Farida

Farida
@Faarida
Azerbaycan, 30 Ocak 2002
53 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Daha önce hiç öldünüz mü?
10/10
·100 syf.·
2021 34. kitabı
-Spoiler içermez- Ölümcül bir hastalığa yakalanan ve yakalandığının farkında olan İvan İlyiç’in düşünce dünyasında gezindiğiniz, okudukça ölüme dair sorulan sordurtan, felsefi ve psikolojik yönü zengin bir Tolstoy kitabıdır bu kitap. Sorulan soruların bazıları şu şekildedir: -Ölümü ne sıklıkla hatırlarız? -Öleceğimizi ne kadar kabulleniriz? -Son nefesimizde, yaşadığımız hayattan, kendimizden, yaptıklarımızdan, ömrümüzü harcayış şeklimizden memnun olacak mıyız? -Öldükten sonra bizi bekleyen nedir? -Ölüm duygusu nasıl hissettirir? -Ölmek yaşamaktan iyi midir? -Öldüğümüzde geride kalanlarımıza ne olur? İvan İlyiç, nedense çok içselleştirdiğim ve kendime yakın bulduğum bir karakter oldu. Soluk, heyecansız, tek çizgide ilerleyen bir hayata sahip; işini hayatının merkezine koymuş, insan ilişkilerine işi kadar değer vermemiş, mutsuz bir evlilik yapmış, sert biri İvan İlyiç. Aynı zamanda bir hukukçu. Yer yer, neredeyse tüm hukukçuların hayatları boyunca düşündükleri, sorguladıkları, eleştirdikleri meseleleri dile getiriyor. Sert biri dedim ama ölümle burun buruna gelince o sertliğinden eser kalmıyor. Hayatı boyunca herkesin saygı duyduğu, ayakta karşıladığı, ceketini düğmeleyip önünde el pençe divan durduğu; burnundan kıl aldırmayan o adam, ölümüne yakın kendi başına lavaboya bile gidemez olup ele avuca düşüyor. Ve ölüm korkusunun perçinlediği yalnızlık öyle bir yakıyor ki canını, sonunda dayanamayıp hüngür hüngür ağlıyor. İşte ölüm insanı böyle sarıyor… Kitap, başından beri okurken zevk aldığım bir kitap oldu ama son bölümde, o ölüm anının anlatıldığı kısımda nasıl coştum anlatamam. Yazar aldı uçurdu beni. Tüylerim diken diken oldu ve hatta gece rüyamda cenaze bile gördüm. Düşünün ki okuduğum satırlardan ne derece etkilenmişim... Muh-te-şem bir kitaptı. Yazarından
Edebiyat
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan, kaldıkça küflenir, gidemedikçe çürür.
Sayfa 116 - Yapı Kredi Yayınları, 12. Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
BÜTÜN YORUMLAR EŞİTTİR AMA BAZI YORUMLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİR
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2017 83. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2017 22:19
YouTube kitap kanalımda Hayvan Çiftliği kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz: ytbe.one/yf0me602lnY "Animal You're an animal Don't take anything less" Muse 70 yıllık bir fener. Çok çabuk unuttuk ülkede olanları. Unutmak ve kanıksamak en sevdiğimiz şeyler oldu. "X kişi ne yapsa her zaman haklıdır." kafasından çıkmadığımız sürece bize her yer Hayvan Çiftliği'ydi. İktidarın açıklamalarının sorgulanmaksızın kabul edilmesini sağlayan ve sürekli hırlayan köpeklerimiz kömür, köprüler, yollar, makarna ve din sömürüsü oldu. Anlamasak bile kabullendik, çünkü anlamak ve sorgulamak için enerji sarf etmektense kabullenip Hülooğ demek, bize dayatılan şeyleri harfiyen kabul etmek daha kolaydı. Dönüşüm'deki böcek olduk en sonunda ve dönüştüğümüz rolü hiiiiç sorgulamadan başarılı bir şekilde oynadık. Hayvan Çiftliği toplantıları gibi söylenen her şeyin bir gün mutlaka tamamen değişeceğini bile bile hep birilerinin mitinglerine gittik, vaatlerini dinledik, geleceğe dair ütopik hayaller kurduk bir distopyanın içinde olduğumuzu bile bile. Ama olmadı. Olumsuz olayların suçunu hep üstüne atabileceğimiz Snowball'larımız oldu. Rus uçağı düştü suç Snowball'undu. Çiftliğimize darbe yapıldı suç Snowball'undu. Yolda ayağımız takılıp düştü, nefesimiz sıkıştı, kahvemiz kalmadı ama suç hep Snowball'undu. Cebren ve hile ile aziz Hayvan Çiftliği'nin, bütün domuzları zaptedilmiş, bütün ahırlarına girilmiş, bütün sürüleri dağıtılmış olduktan ve çiftliğin her köşesi bilfiil işgal edildikten sonra ne anlamı kaldı ki somut ayaklanmaların? Manevi ayaklanmalarımız olmadığı sürece, ilk ve daimi liderimiz Koca Reis'in yaptıklarını, her konuda eşitliği getirdiğini hatırlamadığımız sürece ne anlamı kalır her gün televizyonlar karşısında geviş getirmemizin? Daha az
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,8bin okunma