yavaşça yatakta milim milim ilerleyip onun başını nazikçe göğsüne indirdi. onu ne kadar sevdiğini ya da sevip sevmediğini düşünmeye çalıştı. nefesini duyabiliyordu, ama yağmuru da duyabiliyordu. böyle yattılar.
''işte gerçek hikaye, mr. myers'' dedi morgan. piposunu doldurmaya çalıştı. elleri titredi ve halıya tütün döküldü. ''işte yazılmayı bekleyen gerçek hikaye.''
''ve bunu anlatmak için tolstoy gerekmez'' dedi mrs. morgan.
''tolstoy gerekmez.'' dedi morgan.