Ünsüz Düşünür

10/10
·320 syf.·
Beğendi
·
10 günde okudu
·
2026 5. kitabı
Johann Hari
8.9/10 · 5,3bin okunma
Reklam
2007 yılında Southampton’da bir grup biliminsanı üç ve sekiz-dokuz yaşlarında olan 297 normal çocuğu iki gruba ayırmış.⁴ Gruplardan birine beslenme düzenimizde sürekli rastlanan yaygın katkı maddeleri içeren, diğerine ise içermeyen bir içecek verilmiş. Sonrasında davranışları gözlenmiş. Gıda boyalarını içen çocuklarda hiperaktivite görülme ihtimali ciddi ölçüde daha fazla çıkmış. Bu konuda kanıtlar yeterince güçlü ve kesin çıkınca, söz konusu boyalar pek çok Avrupa ülkesinde yasaklanmış ama ABD’deki düzenleyiciler yasaklamayı reddetmiş ve ülkenin en sevilen kahvaltı gevrekleri ve atıştırmalık ürünlerinden bazılarında hâlen her gün tüketiliyor bu boyalar. DEHB oranlarında Avrupa ile ABD arasında ortaya çıkan farkın bir açıklaması bu olabilir mi, diye düşündüm bunu öğrendiğimde.
Sayfa 201·Kitabı okudu
Bilim
Bariz bir örnek: Güneş batmaya başladığında enerji artışı — Charles’ın tabiriyle “zindelik kabarması” — yaşayacak şekilde evrilmişiz. Atalarımızın çok işine yaramış bu. Dışarıda kamp yaptığınızı ve güneşin batmaya başladığını hayal edin — o an gelen bir zindelik hissi çok faydalı olacak, hava fazla kararmadan çadırınızı kurmanızı sağlayacaktır. Keza atalarımız da tam ışık azalırken bir enerji patlaması yaşıyor, bu sayede güven içinde kabilelerinin yanına dönüp o günün işlerini bitirebiliyorlardı. Oysa biz bugün ışığı kontrol edebiliyoruz. Günbatımının ne zaman olacağına biz karar veriyoruz. Yatmaya karar verdiğimiz ana kadar etraftaki parlak ışıkları açık tutuyorsak ya da yatakta yatarken telefonumuzdan televizyon izliyorsak, bunları kapattığımız anda fiziksel bir süreci tetikliyoruz kaza — bu ani ışık azalmasının günbatımı olduğunu düşünen vücudumuz mağaramıza geri dönmemize yardımcı olmak için taze bir enerji dalgası oluşturuyor. “Bu zindelik kabarması güneşin batmasından iki-üç saat önce olacağı yerde gece saat onda, on birde, on ikide meydana geliyor,” diyor Charles. “Yatıp yatmamaya karar vereceğimiz noktada bir zindelik kabarması yaşıyoruz. Sonra sabah kalkınca perişan halde oluyoruz. Ertesi gün daha çok uyuyacağım diye yeminler ediyoruz, ama ertesi akşam da yorgun olmuyoruz,” çünkü yine yatakta televizyon izleyip aynı süreci tetikliyoruz. “Bu kabarma çok güçlü olduğu için ‘İyiyim ya,’ diyoruz, sabahki halimizi tamamen unutuyoruz.” Charles’ın — başka bir söyleşide — söylediğine göre: “Ne zaman bir ışık yaksak uykumuzu etkileyen bir ilaç alıyoruz farkında olmadan.” Günbegün devam ediyor bu durum. “Uyku eksikliği salgınında önemli bir etmen bu — gitgide daha geç saatlere kadar ışığa maruz bırakıyoruz kendimizi.” Nitekim Amerikalıların yüzde 90’ı yatmadan önceki bir
Sayfa 81·Kitabı okudu
Bilim
Getirdiğim kitapları çıkarıp karıştırmaya başladım. Elime aldığım kitap beni hiç açmadı. Kitabı bir kenara bırakıp okyanusa doğru yürüdüm. Provincetown’da turizm sezonu daha yeni açılmıştı, ortalıkta kilometreler boyunca hepi topu altı kişi görebildim. Ansızın kesinlikle doğru bir şey yaptığımdan emin olduğumu hissettim – böyle hisler hayatta birkaç defa yaşanır. Onca zamandır – Twitter’ın zaman akışı gibi – çok hızlı ve çok geçici şeylere bakıp duruyordum. Baksanız hızla akan şeylere takılıp kaldığında kendinizi endişeli, telaşlı hissediyorsunuz; hareket etmezseniz, elinizi sallamazsanız, bağırmazsanız sürüklenip gidecekmiş gibi. Şimdiyse çok eski ve çok kalıcı bir şeye bakar haldeydim. Bu okyanus benden çok önceleri buradaydı, diye düşündüm, benim ufak tefek kaygılarım unutulup gittikten çok sonra da burada olacak. Twitter size, tüm dünya kafayı sizinle ve küçük egonuzla bozmuş, sizi seviyor, sizden nefret ediyor, şu an sizden bahsediyor gibi hissettiriyor. Okyanus ise dünyaya sizi yumuşak, ıslak ve sıcak bir kayıtsızlıkla selamlıyormuş gibi hissettiriyor. Avazınız çıktığı kadar bağırırsanız da karşılık vereceği yok.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Alıntı
8/10
·216 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 21:22
·
2026 4. kitabı
Yaşar Kemal
8.6/10 · 15,6bin okunma
Reklam