spoiler içerir
Yazarın daha önce Zaman Makinesi kitabını okuyup çok beğenmiştim. Yazardan tekrar bir kitap okumak istediğim için Dünyalar Savaşı kitabını okumaya başladım. Kitapta marslıların Dünya'yı istila edişlerini yazar olan karakterimizden dinliyoruz. İlk istila anından savaşın son bitimine kadar gördüğü ve duyduğu her şeyi anlatıyor bize karakterimiz. Onunla birlikte hem yıkımı izliyor hem de yıkımı yaşıyoruz. Ne kadar iyimser biri olsada umutsuzluğa yavaş yavaş çekilişini, tükenmişliğini ve yalnızlığını izliyoruz. Yalnızlığı paylaşıyoruz birlikte. Sonunda intihar etmeyi bile düşünüşünü görüyoruz. Tek zerre umudumuz kalmamış. Ama umut yine her daim bizle olduğunu hatırlatıyor bize. Marslılar hastalığa yenik düşüyorlar. Son marslının acı içindeki uğuldamalarından sonra etraf tamamen sessizliğe bürünüyor. Sessizliğin içinden yıkımın bıraktıklarını izliyoruz. Ölü bir şehir, boş sokaklar ,talan edilmiş dükkanlar, boş evler...Tekrar insan seslerini duyacağımızı düşünmek ,insan kalabalıklarıyla dolu sokaklardan geçmek işte bunların hayali bunların umuduyla doluyuz sessizce bu ölü şehri izlerken.