Carlus Magsen

Carlus Magsen
@Farrasch
25 kütüphaneci puanı
619 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı

Carlus Magsen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·308 syf.·
2026 22. kitabı
Umberto Eco
8.1/10 · 118 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·256 syf.··
2024 8. kitabı
Atlantik açıklarında yelkenlisi ile yol alırken talihsiz bir kaza geçirip şişme bot ile Afrika açıklarından ta Güney Amerika kıyılarına ulaşmayı başaran bir kazazedenin akıl almaz öyküsü. Oldukça etkileyici bir kitap, “kurtuluş öyküleri” türündeki kitaplar içerisinde bendeki yeri ayrı. Yazar, uğradığı bu inanılmaz kurtuluş hikayesini tüm ayrıntısıyla, gün be gün anlatıyor. Okuru hem çaresizlik hem de mucizeler eşliğinde bir kıtadan diğerine taşıyan bir kitap. Insanın en umutsuz anda bile yaşama tutunma içgüdüsünün ne denli güçlü ve baskın olduğunu, en zor şartlara dahi nasıl dayanabildiğini, deyim yerindeyse uyum sağlayabildiğini göstermesi açısından muhteşem bir kitap. Bu olağanüstü yolculukta kazazedemizin yiyecekleri tükenince balıkları hangi yöntemlerle yakaladığı, suyunu nasıl temin ettiği, saldırgan deniz canlılarından nasıl korunmaya çalıştığı detaylı bir şekilde anlatılmakta. Baskısı olmayan bir kitap, sahaflar turlanacak, çare yok. Değer mi? Değer. Ama
Başıboş - Denizde Kayıp Yetmiş Altı GünSteven Callahan · Naviga · 201524 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 4. kitabı
Bilim kurgu denince, akla kuşkusuz bu türün altın çağının üç büyük ismi gelir: Asimov, Clarke, Heinlein (Sıralamam da bu şekilde olurdu). Bu dönem kabaca 1938-46 arasını kapsar. Bir on yıl sonra, yani 1957'de Fred Hoyle tarafından kaleme alınan ve şu an incelediğimiz Kara Bulut adlı kitap, başta adı geçen üç dev ismin bol ödüllü eserlerinden aşağı kalır değil. Her nedense, böylesi müthiş bir bilim kurgu klasiği kimsenin gözüne çarpmamış. En azından bu türün klasiklerinin yakaladığı popülerliğe ulaşamamış gibi. Kitabın içeriğini burada anlatıp "inceleme soslu" bir özet sunma niyetim yok. Belki bir iki cümle ile tanıtıp başka kısımlara değineceğim. Gözlemler sonucunda güneş sistemine yaklaştığı keşfedilen ve hesaplanan açıyla ilerlediği sürece dünyayı kuşatması beklenen kozmik bir kara bulutun, insanlığı siyasi, sosyolojik, ekonomik, askeri ve psikolojik anlamda nasıl ve ne süreyle etkileyebileceğini tartışan bir grup bilim insanının karşılaşılan sorunlara çözüm bulma serüvenini anlatıyor kitap. (Yapay zeka değil, alın teri :) Diyalog kurma, sürdürme konusu kitaplarda olduğu gibi filmlerde de önemsediğim bir konu. Bir filmin kaliteli mi yoksa kalitesiz mi olduğu, filmde geçen diyalogların yüzeysel olup olmadığından rahatlıkla anlaşılabilir. İnce işlenmiş, üzerine düşünülmüş, kafa yorulmuş ve derinlik kazandırılmış diyaloglar, senaryoya hem çok boyutluluk hem de sahicilik katar. Kitaplar için de durum böyledir. Bazı kitaplar diyalogları kısa tutup, karakterin kendi iç sesinden derin betimlemeler, ayrıntılı düşünceler aktarma yolunu seçse de, bunun sohbet esnasında gerçekleşmesi farklı bir doku kazandırır esere. İşte bu kitap, neredeyse tüm süreci diyalog üzerinden yürütüyor. Bilim insanlarının bir sorunu ele alış tarzına, o sorunu çözme girişimlerine, eksik veya
Kara BulutFred Hoyle · İthaki Yayınları · 2022206 okunma
“Baldız baldan tatlıdır” diyerek, doğrusu ‘daldız’ olan sözcüğü baldız şeklinde ilk telaffuz eden kişinin karaktersizliği kaçıncı seviyeydi acaba!?