Âlemde, madde asıl değil tâbidir. Hâkim değil mahkumdur. Cesedin ruha tâbi olması buna delildir. Materyalist düşünce, aklı göze indirmiştir. Göz ise maneviyatta kördür.
Bilirse bir de bizim bir deli derviş var: "Geçen gün ab dest alırken ayağımın birisini yıkadım sıcak su bitti, diğerini soğuk suyla yıkamak zorunda kaldım, sol ayağımın sağ ayağıma hakkı geçti abi, neyleyeceğim?" diye dertlenen o deli dervişin mürşidinin Rabbi bilir, ben bilmem.
Sözü yormadan söyleyeceğim söyleyeceğimi.
Bildiğim o ki zira, diyeceğim o ki: Dönmeden olmayacak bu iş!
İmam-ı Gazali'nin, vefatından sonra kendisini rüyada gören birisine, sana nasıl muamele ettiler sualine cevaben, "Yazdığım kitaplar, eylediğim salih ameller, yetiştirdiğim talebeler hepsi boşa çıkıverdi; dedi ler ki: Hani bir gün elindeki kamışı hokkadan çıkardığında mürekkebin üstüne konan sineğin uçmasını beklemiştin ya, ona duyduğun merhamet sebebiyle seni affettik." deyişiyle gözünden hayret içre yaş dökülen kimselerdik.